SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) Hakkında Merak Edilenler 

“SEO nedir?” sorusu tüm şirketler tarafından yakından takip ediliyor. Özellikle internet sitesini aramalarda en üste çıkarmak isteyen şirketler bu konu hakkında araştırmalar yapıyor. 

Peki, siz SEO’yu ne kadar iyi biliyorsunuz?

İşte, SEO (arama motoru optimizasyonu) konusuyla ilgili bilgiler.

Hem bireyler hem de kurumlar olarak hayatımız internette geçiyor. Örneğin, arabamın lastiği patladığında tamir ettirebileceğim yeri hemen internetten aratıyorum. Herhangi bir konunun nasıl yapıldığını internetten araştırıyoruz. Bir ürün veya hizmet satın alacağımız zaman piyasada kimlerin olup olmadığını arama motorlarından öğreniyoruz. Dolayısıyla, arama motorları hem fiziksel hem çevrimiçi hayatımızın vazgeçilmez unsurları hâline geldi. 

Arama motorunu internetten kaldırırsanız, belki de trafiğin yüzde ellisi ortadan yok olur.  Arama motorları, hem kurumların hem de bireylerin hayatının geçtiği çevrimiçi alanlar hâline geldi. Dolayısıyla, zamanınızın önemli bir kısmını geçirdiğiniz mecralarda bulunmak olmazsa olmazdır.

İpucu

Seo yaklaşımımızı, danışmanlık sürecimizin detayları ve dijital pazarlamanın püf noktalarının açıklandığı Dijital Pazarlama Danışmanlığı sayfamız ilginizi çekecektir.

Seo Nedir? 

Seo açılımı, search engine optimization, yani arama motoru optimizasyonudur. Bu optimizasyon, sizi arama motorlarında üst sıralarda çıkarmayı hedefler.  Seo veya diğer adıyla arama motoru optimizasyonu, hayatın yaşandığı yerde bulunabilmeyi, biri sizi aradığı zaman bir “tık” ile karşısına çıkabilmeyi ifade eder. Hayatımız internette geçiyor ve birçok insan birçok farklı amaçlarla internete giriyor. Kimileri eğitim, kimileri ürün veya hizmetlerini tanıtmak, kimileri tamamen bilgi almak, kimileri ise tamamen eğlence için interneti kullanıyor. Bu kişilerin ortak noktası ise sürekli bir bilgi peşinde olmasıdır. 

Günümüzde hava durumunu bile arama motorlarına sorar olduk. Borsanın durumunu internetten öğreniyoruz. Takip ettiğimiz futbol takımının maçının sonucunu yine arama motorlarına soruyoruz. Dolayısıyla, hayatımız arama motorlarında geçiyor. 

SEO’nun TDK’daki Anlamı Nedir? 

Türk Dil Kurumu'nun sayfasına girip seo yazdığınızda karşınıza “ böyle bir sözcük bulunamadı” bildirimi çıkacaktır. Seo, Türk Dil Kurumu tarafından hâlâ yer verilmiş bir kelime değildir. Arama motoru optimizasyon kelimesi de çok uzun olduğu için yine tam karşılığı bulunamıyor. Buradan, seo’nun hâlâ yeni bir kavram olduğunu ve hayatımıza yeni yeni dâhil olduğunu anlayabiliriz. 

Eğer seo çalışmalarına henüz başlamadıysanız, asla treni kaçırdığınızı düşünmeyin. Seo, şu an patlama evresinin başındadır. Hâlâ seo kapsamında bir fırsatınız var ve hâlâ bu işe yatırım yapabilir ve enerjinizi seo’ya ya harcayabilirsiniz. İster tek kişilik bir e-ticaret firması, isterseniz elli yılı devirmiş, üçüncü aile kuşağının yönettiği bir makine üreticisi firması olun, seo’ya odaklanmak için bir fırsatınız vardır. On yıl hiç değişmeyen, hatta bir kalem bile oynamayan internet sitenizden vazgeçin ve seo’ya odaklanın!

Google SEO

Arama motoru denilince akla Google gelir. 1995-2000 arası yıllarda NetScape, Aol, MSN ve Yahoo markaları arama motoru kapsamında meşhurdu. Google, arama motoru pazarının tek başına yüzde doksanına hâkimdir. Geri kalan yüzde onunu ise Bing, Yahoo, Yandex ve Baidu oluşturur. 

Seo nedir diye sorduğumuz zaman aslında Google'da seo çalışmasının ne demek olduğunu merak ederiz. Çin dışındaki tüm ülkelerde arama motoru optimizasyonu dediğimiz zaman aslında Google seo çalışmalarını kastederiz.

 

Google Seo Çalışması

Diyelim ki bir mağaza açacaksınız ve mağazanızın çok kişi tarafından ziyaret edilmesini bekliyorsunuz. Elinizde de iki seçenek bulunuyor; Paris’teki Champs-Elysée caddesi ve  Alp dağlarında bir köydeki sokak. Tercihiniz hangisi olur? Tabi ki Champs-Elysée olmalıdır. Champs-Elysée de mağaza açmak varken o köyün sokağını araştırmazsınız. 

Yukarıdaki örnek, arama motoru tanımı için de geçerlidir. Google, arama motoru konusunda açık ara tek liderdir. Dolayısıyla, bir seo çalışması yapacaksak Google’dan bahsediyor olmamız gerekir. Bu ileride değişebilir çünkü internet dünyası dinamiktir.

Bir alışveriş merkezine girdiğinizi düşünün. Alışveriş merkezine girmenizin sebebi ise dışarıdaki yağmurda ıslanmanız ve ayakkabınızın su geçirmiş olması olsun. Dolayısıyla, bir ayakkabı mağazasına hızlıca girip, ayağınıza uygun bir ayakkabı almak istiyorsunuz. AVM çok büyük bir yer, belki 10-15 tane ayakkabı mağazası var, 4-5 kattan oluşuyor, çok geniş yürüme alanları var ve belki de diğer kıyafet mağazaları içinde de ayakkabı satılıyor...  Arama motoru optimizasyonu, ayakkabı satın almak o kişinin eline alışveriş haritasını vermek, eşlik etmek ve ayakkabınızın numarasını öğrenmektir. Dolayısıyla, tüketici olarak siz AVM'ye girdiğiniz anda bir parmak oynatışınızla (tek bir tıkla) ihtiyacınız olanın önüne dökülmesine seo denir. 

Eskiden, herhangi bir bilgiyi aradığımızda başvurabileceğimiz tek temel kaynak ansiklopediydi. Bir konu hakkında araştırma yapmamız gerektiğinde, alfabeye göre uygun ciltten aradığımızı bulmaya çalışırdık. Sayfaları çevire çevire öğrenmek istediğiniz konuyu saatlerce ararsınız ve başlığı bulursunuz. İşte seo çalışması, biri sizi o ansiklopedide aradığı anda en yakın anlam ve düşünce bütünselliğine sahip sonucu kullanıcının karşısına çıkarmaktır, hatta alternatiflerini de sunmaktır. “Senin aradığın bilgi 44. sayfa ikinci maddede yer alıyor. İkinci alternatif bilgi 58. sayfa 5. madde 3. satırda bulunuyor.” şeklinde bir sonuç ortaya koymalıdır. Seo çalışmasından bahsettiğimiz zaman konuşmamız gereken nokta, kullanıcıların Google'da yazdığı bir anahtar sözcüğü amacına en uygun şekilde çıkarmaktır. 

Seo kapsamında kutup yıldızı olup, arayıcının kafasındakine en uygun arama sonucunu öne çıkarmalısınız. Yeni bir ürün, hizmet veya bilgi sağlayıcısının yani web sayfası sahibinin arama kavramlarında Google aramalarında en üstte çıkmasının sağlanmasına seo çalışması denir.

 

Google için SEO Ne Anlama Geliyor? 

Google bir arama motorudur ve çok büyük bir cirosunu buradan kazanır. Google; “Bana reklam verenler var. Dolayısıyla, ben bu reklam verenlere yaranmak için onları üst sırada çıkartayım veya bu konuda taktik geliştirenleri ödüllendireyim.” şeklinde sözler söylemez. Google, yüzde sekseni beyazlıktan oluşan sayfaya sahip bir yazılımdır. Ortasında bir tane kutucuğu vardır, o kutuya bir şey yazar ve aratırsınız. Bu kadar yalınlık ve basitlik kullanıcılar için vardır. Google için seo, kullanıcının kafasındaki arama niyetini doğru okumak ve karşısına en doğru sonucu çıkarmak demektir. 

Mesela, Google’da bir arama yapıyorsunuz. Diyelim ki saçınızın rengini değiştirmek istiyorsunuz, kızıla boyamak istiyorsunuz ve bu yüzden kızıl saç boyası diye arattınız. Kızıl saç boyası yazdığınızda karşınıza kızıl renkli saç boyaları, satıldığı yerleri ve buna dair bilgi sayfalarını çıkarmıyorsa bir daha oraya uğramazsınız. Farz edelim ki kızıl yazdığınız için karşınıza Kızıldeniz çıktı. Bir daha Google'a bir şey aratır mısınız? 

Özetle, Google için seo  çalışması kullanıcının kafasındaki arama niyetini doğru okumaktan geçer. Doğru okumak ona en uygun, en özgün, en orijinal ve en kafasındaki soru cevaplayıcı içeriği karşısına çıkarmak demektir. 

E-Ticaret SEO Nedir? 

Günümüz dünyasında seo çalışmalarına en çok ihtiyaç duyulan sektör e-ticarettir. Artık mağazalarımızı da e-ticarete taşıdık. Dolayısıyla, e-ticarette seo vazgeçilmez bir unsur hâline gelmiş durumdadır. 

E ticaret sitesi sahibi gözünden seo, altın madeni bulmak demektir çünkü e-ticaret sitesinin yaşadığı yer arama motorlarıdır. Öyle bir dükkân düşünün ki, tek bir caddeden girişi var. E-ticarette kimse sizi ziyaret etmezse satabileceğiniz ürün yok demektir. Dolayısıyla, varlığınızın neredeyse en önemli ve sürdürülebilir dayanağı seo çalışmalarıdır. Seo fonksiyonunu devreye aldığınız zaman, konuyla ilgili her türlü araştırmada, sorguda, arama motorunda yapılan herhangi bir sorguda en üst sıralarda çıktığınız anda, Champs-Elysée’nin veya New York’taki 5. caddenin trafiği önünüze akmış demektir. 

1800'lerin sonunda “Golden Rush” yani altına hücüm dedikleri bir zaman vardı. O zamanlar herkes derelerin kenarlarına, dağlara ve bayırlara hücum edip gerçekten altın arardı ve bulan da zengin olurdu. E-ticaret için de seo, o altın madenine giden yol demektir. Hem sayfa içi optimizasyon hem de sayfa dışı optimizasyon anlamında e-ticaret siteleri ve e-ticaret sitesi sahipleri seo hizmetinin bir numaralı adresi olmak durumundadır. Bu sitelerin aldığı ve verdiği her nefes, arama motorları üzerinde olmalıdır ve bunun için de devamlı seo çalışmaları yapmaları ve dijital pazarlama stratejilerinin ana unsuru hâline getirmeleri gerekir. 

E-ticaret siteleri dediğimiz zaman aklımıza genelde hızlı tüketim malları dediğimiz FMCG sektörler gelir. E-ticaret’in sadece FMCG sektörlerden oluşmadığını unutmamak gerekir. Üretici sektörlerin yaptığı ve B2B (business-to-business) şeklinde yapılan ticaret de e-ticaret kapsamında gün geçtikçe gelişen bir alandır. Özetle, B2B sektörlerin bile artık seo çalışmalarına ihtiyacı vardır. 

 

B2B Şirketler İçin SEO Ne Anlama Gelmektedir?

Seo çalışmaları yıllarca B2B sektörler için ihmâl edilmiştir. Eskiden B2B sektörlerde pazarlamaya pek de ihtiyacın olmadığı gibi bir yanılsama vardı, tabii bu yanılsama yıkılalı çok oldu. Kurumların başka bir kurumdan alışveriş yapacağı zaman ilk yaptığı şey Google’a girip istedikleri ürün veya hizmeti aratmaktır. “Bir satıcı var. O, arada fabrikaları ve atölyeleri dolaşır ve makineler hakkında bilgi verir. Orada ürünü dinleriz ve alırız.” zamanı geçti, geçeli de çok oldu. Artık, bu tarz B2B makine üreticileri gibi sektörler için bulunma alanı arama motorları hâline geldi. Dolayısıyla, artık makine üreticileri için de seo vazgeçilmez bir olanak olarak karşımıza çıkmaktadır. 

Hangi tür makine yapıyorsam yapayım, o makina ve o makina ile alakalı anahtar sözcükler de olmazsa olmaz biçimde Google aramalarında ilk sırada ve mümkünse en üst sırada çıkmalıyım. Özellikle makine üreticileri genelde sadece yurtiçi çalışan firmalar değildir. Genelde yurt dışına da ciddi miktarlarda ihracat yapan firmalardır. Bu açıdan baktığınızda seo çalışmalarının sadece bir dilde değil, hedefledikleri her pazarın diline göre yapılması gerektiği ortaya çıkar. 

Seo, makine üreticisi için hem teknik ürün özellikleri anlamında hem de konuyla ilgili unsurlar ve kavramlar anlamında düşünce lideri yapması demektir. “Konuyla ilgili uzaktan yakından her şeyi bu kuruluş bilir. Ben bu kurumun sayfasında bunun cevaplarını bulurum demektir. Özetle, seo, bir makine üreticisi için düşünce liderliğinde bayrağı almak ve o bayrağı devamlı bir şekilde kendi hedeflediği pazarlarda taşımak demektir. Makine üreticileri bir noktada yazılım ve IT sektörüne benzer. Yazılım ve IT sektöründe de bir ürün vardır ve bu ürünün duruma göre özelleştirilmesi gerekebilir. Yazılım sektörü de seo’nun kaynağı olması beklenen bir sektördür.

 

Yazılım ve IT Sektöründe SEO Ne Anlam İfade Eder?

Yazılım sektörünün kraldan fazla kralcı tutumu olduğunu gözlemliyoruz. Neticede, arama motoru bir yazılımdır. Google'da bir şey yazmak demek yazılıma bir sorgu göndermek demektir. Herhangi bir yazılımın nasıl çalıştığını da en iyi yazılımcılar bilir. Yazılım sektöründe “Yazılım zaten bizim işimiz, çok basit bir şekilde yapabiliriz.” şeklinde yanlış bir algı vardır ve bu yanılgı çok büyük bedellere mal olur.

Yazılım sektörü için seo okyanusa atılmış bir taşın, talep eden kişiye bulunup ulaştırılması demektir. Yazılım ve okyanus benzerdir çünkü yazılımda ülkelerin sınırları kalkar. Herhangi bir yazılım firması için bütün dünya tek bir pazardır. Bugün bir ürün yaptığınız zaman ve bu ürün bulut tabanlı bir ürün olduğu zaman bütün dünya kullanabilir demektir. Peki, koca okyanusta sizi nasıl bulacaklar?  Örneğin, Mariana Çukuruna yani 11 bin metre derinliğe düşmüş bir taş nasıl bulunabilir? Sibirya'daki yazılımınızı nasıl bulacak? Güney Afrika'dan arayan yazılım sağlayıcısına nasıl ulaşacak? Yazılım ve IT bu işi en hafife alan ve o yüzden de seo açısından en çok kayba uğrayan sektör olabilir. O yüzden, yazılım ve IT hizmeti sağlayan şirketler için seo, okyanusta kaybedilen taşı buldurtmaktır. Yazılımın küreselleşmesi ve patlama yapması için seo çalışması olmazsa olmaz bir çalışmadır.  

SEO Ajansı Nedir?

Günümüzde dijital ajanslar da birer yazılım şirketi hâline gelmeye başladı. Artık dijital ajansların da yazılım firmaları hâline gelmesi seo çalışmaları bunun ana etmenidir.  Satılan ekmek bir bakkal için neyse seo çalışması da dijital ajans için o demektir. Seo çalışması; ana müşteriyi getiren, tüm gelir kaynağının en temelini oluşturan, işi döndüren çark demektir. Dijital ajanslar en çok seo çalışmasından ekmek yer. Ülkemizde ekmeğe çok önem verildiği ve kutsallık atfedildiği gibi dijital ajanslar için de seo çalışmasının değeri budur. Dükkâna en çok müşteriyi getiren çalışma seo’dur. Bu ajanslar seo ile birlikte online itibar yönetimi ve pazarlama otomasyonu gibi kavramlarla çalışabilir. Kampanya ve marka konumlandırması ve Google'da bulunurluğu örtüştüren stratejiler dijital ajanslar için daha da kârlı noktalar hâline gelebilir. Video pazarlaması alanı ve buradaki bulunurluklar daha kârlı olarak değerlendirilebilir ama arama motoru optimizasyonu en önemli değerdir.

Peki, dijital ajansların müşterileri kimdir? Üretici, FMCG, hizmet sektörü, e-ticaret, pazarlama müdürleri, pazarlama organizasyonu, SMO’lar veya pazarlama yöneticileri seo çalışmaları için dijital ajansa başvurabilir. 

 

Pazarlama Müdürü için SEO Nedir?

Pazarlama müdürü için seo, aklındaki pazarlama stratejisini uygulamak için kullanabileceği araçlardan bir tanesidir. Pazarlama müdürü için seo tek kanal değildir çünkü pazarlama müdürü olaya daha üstten bakan biridir. Online ve offline mecralarda pazarlama stratejilerini kurgulamak ve uygulamaktan sorumlu kişidir. Bu, pazarlama stratejisinin bir alt bileşeni olarak dijital pazarlama stratejisi kavramını oluşturacaktır. 

Bir pazarlama müdürü için seo çalışması dijital pazarlama stratejisinin bel kemiğini oluşturan en önemli teknik ve tasarımsal iyileştirmelerin bütününe verilen isimdir. Pazarlama müdürü pazarlama stratejisiyle yaşar, pazarlama stratejilerini hayata geçirecek pazarlama aksiyonlarına sahiptir ve bu stratejilerin de bileşenleri vardır. Seo çalışması pazarlama stratejisinin bileşenlerinden bir tanesidir ve hedefleri vardır. 

Örneğin; pazarlama müdürü televizyona bir reklam veriyor. Televizyona verilen bir reklamın başarılı olup olmadığını veya ne kadar satışa dönüştüğünü ölçmesi pek de mümkün değildir. Reyting ölçüm firmaları var ama onlar da sadece örnekler üzerinden yapıyor. Yani 1000 kişide cihazları var, o 1000 kişiden kaçının izlediğini ölçüyor. Dolayısıyla, burada hedef koyma ve hedefin gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemek maalesef mümkün değildir. 

Arama motorlarında, seo optimizasyonu çalışması yaptığınız zaman;

  • bir arama sorgusundan dolayı size tıklanıp tıklanmadığı, 
  • sayfanızın ziyaret edilip edilmediği,
  • sayfanız ziyaret edildiyse ne kadar süre kalındığı, 
  • o kalınan süre içerisinde kaç farklı sayfanın ziyaret edildiği, 
  • o ziyaret edilen sayfaların her birinde kaçar kere kalındığı,
  • her bir sayfada kaç kere aksiyon yapıldığı,
  • formun doldurulup doldurulmadığı,
  • sepete atıp atılmadığı ve
  • satın alınıp alınmadığını

net bir şekilde öğrenebilirsiniz.

Bir pazarlama müdürü için seo çalışması, pazarlama stratejisinin ölçümlenebilir sonucunun net bir şekilde belli ve kalıcı olabileceği en önemli ve en uzun soluklu pazarlama stratejisi aracıdır.

SEO Uzmanı Nedir?

Seo uzmanları, üniversite okumuş ve gerçekten analitik yönden kafa yoran insanlardan oluşur. Google, kullanıcının kafasındaki niyeti en iyi şekilde okuyup, bilgi setlerinden yani internet sayfalarından en alakalı olanları en kısa sürede ve doğru sıralamada kullanıcının karşısına getirmeyi hedefler. Seo uzmanı da Google'ın peşinden giden kişi demektir. Oyunun kuralını Google belirler. Google’ın dışarıya açıklamadığı araçları ve stratejileri çözmek ve bu stratejilere en uygun şekilde müşterisinin web sitesini yönetmek anlamına gelir. 

Seo, stabil bir kavram değildir. Örneğin, önünden geçtiğiniz bir binanın duvarı 30 sene önce de aynıdır çünkü o değişmez, zaten uzun soluklu olsun diye böyle yapılır. Seo ise günlük olarak değişir. Dolayısıyla, seo uzmanına göre seo bir yaşam biçimidir. Seo’yu takip etmek ve gelişmelerden haberdar olmak en önemli konulardan biridir. Google devamlı olarak senede bir ya da iki kere seo taktiği değiştirir ve her ay da küçük küçük iyileştirmeler yapar. Dolayısıyla, seo uzmanı da bu tarz geliştirmeleri takip eden, bunları müşterisi için uygulanabilir hale getiren ve sahada da bunu uygulayıp müşterisinin sayfasını Google’da ilk sayfada çıkartan kişi veya kişiler demektir. Bu kişi veya kişiler çok çeşitlidir. Bir bankanın CEO’su, bir yazılım firmasının pazarlama müdürü, bir hastane zincirinin yöneticisi veya köydeki Ayşe Teyze bile seo uzmanı olabilir. 

 

Arama Motoru Optimizasyonu Köydeki Ayşe Teyze İçin Ne Anlama Gelir? 

Seo, artık köydeki Ayşe Teyze tarafından bile bilinen ve kullanılan bir araç hâline geldi. Örneğin, gerçekten köydeki bir Ayşe teyzeden ekmek satışı yaptıklarına dair bize mailler gelebiliyor. Ayşe Teyze bu mail ile dijital pazarlama yapıyor. Tıklayıp sayfasına girebiliyorum veya Google'da “köy ekmeği” diye daha sonra arattığım zaman karşıma Ayşe Teyze çıkıyor. Dolayısıyla, artık köydeki Ayşe Teyze bile arama motoru optimizasyonuna hâkim olabiliyor.

Bugün Türkiye'deki köylerde internete ulaşma oranı yüzde 95’lerdedir. Köydeki Ayşe Teyze de artık köyünde saklı durmuyor. Ayşe Teyze, o il ve hatta o ülke genelinde şu an ekmeğini satabilir durumda bulunuyor.  Köydeki herhangi biri de ürettiği sütü, yaptığı reçelini kavanoza koyup ve paketleyip internette bulunur hâle getirebiliyor. Dolayısıyla, artık köydeki Ayşe teyze için arama motoru optimizasyonu bir ihtiyaçtır. 

Günümüzde organik ve doğal beslenme dünya çapında bir trend hâline geldi. Bundan dolayı, köylerdeki Ayşe Teyzeler, John Amcalar, Hans Dayılar, Clémentine Ablalar vb. artık kendi köyünde hiçbir değeri olmayan, kimseye satamadığı ürünleri bir anda ülkenin geneline satabilir hâle geldi. Eğer sattığı ürün çilek reçeli ise “organik çilek reçeli” gibi benzer sözcükler yazdığında Google'da ilk sayfada çıkarak bunu başarabilir. 

 

SEO Faydaları 

Bilindiği üzere SEO, arama motoru optimizasyonu kelimesinin baş harflerinin kısaltmasından oluşan bir tanımdır. SEO’dan bahsederken çoğunlukla Google’ı kastediyoruz çünkü Google tüm arama motorları arasında en hâkim pozisyonda bulunur. SEO, arama motorunda bir sözcük aratıldığında en üst sıralarda çıkmak için sayfanızı optimize etmektir. Eskiden temel iletişim aracı telefondu. İnternet de yaygın bir şekilde kullanılmıyordu. Birine ulaşmak istediğiniz an onun telefonu numarasını bulmamız gerekirdi. Peki, bu numarayı nasıl bulurdunuz? O dönem sarı rehber (altın rehber) ismini verdikleri ansiklopedi gibi rehberler olurdu. Hemen hemen her ülkede bunlardan olurdu. Bu rehberde bulmak istediğiniz numarayı sayfaları çevirip bulurdunuz. 

Peki, eski günlerde SEO nasıl oluyordu? Diyelim ki Londra’da çalışan bir terzisiniz ve Londra'da terzi arayanların karşısına hemen çıkmak istiyorsunuz. Bunun için altın rehbere reklam verebilirsiniz. Günümüzde buna Google reklam çalışması maliyeti diyebiliriz. Organik olarak da çok kullanılmaktan kıvrılan sayfada yer alabilirsiniz. Bunu yapmak için o sayfayı devamlı açmak ve o sayfanın devamlı ilgi çekecek bir içeriğe sahip olması gerekir. Şu an SEO’ya altın rehber analojisi diyebiliriz. SEO faydalarını sıralamak gerekirse;

  • Satışlarınızı Artırır
  • Pazar Payı Kazanmanıza Yardımcı Olur 
  • Daha İyi Bir Kullanıcı Deneyimi Sağlar
  • Daha Yüksek Satış Kapatma Oranları Getirir 
  • Reklam Maliyetinizi Düşürür
  • Yerel Kullanıcıları, Yaptıkları Aramadan Sonra Fiziksel Mağazayı Ziyaret Etmeye Teşvik Eder
  • Marka Güvenilirliği Oluşmasına Katkı Sağlar
  • Marka Farkındalığı Oluşturulmasına Yardımcı Olur 

 

Satışlarınızı Artırır

SEO çalışması, büyüme stratejisinin bir parçasıdır. Temelde büyümek ve satışları artırmak için SEO yapılır. Talep artacak, talep satışa dönecek, satış da büyümeye dönecek, daha iyi kaliteli hizmet veya ürüne dönecek ve bu sayede bir kartopu gibi büyüyen şirketimizi sektöründe lider bir şirket haline getirmek isteyeceğiz. Dolayısıyla, SEO satışları artırmanın en önemli yollarından bir tanesidir. Peki, SEO satışlarınızı nasıl artırır? Seo çalışması yaptığımız zaman değerli ve özgün bir içerik üretiyor oluruz. Bu içerik web sayfamızda ve sosyal medyalarımızda yer alır. İçerikleri gören kullanıcılar o sayfadan memnun oluyor, ilgi duyuyor ve o sayfada zaman geçiriyor. Böylece sayfa kalış oranlarınız artıyor. Sayfadaki farklı linklere de tıklama oranları artıyor. Kullanıcılar sayfada değerli bilgi bulunca ve daha fazla zaman geçirince otomatik olarak ziyaretçilerinize pazarlama yapmış oluyorsunuz. Böylece pazarlama hunisinin uygun olan yerinden içeriye ziyaretçi almış oluyorsunuz ve o ziyaretçinin “etinden, sütünden ve derisinden” faydalanmaya başlıyorsunuz. Bu da sizin ya o anda doğrudan ya da takip eden haftalarda diğer entegre pazarlama faaliyetleriyle beraber satışlarının artmasına yardımcı oluyor. Mesela herhangi bir şey arıyorsunuz diyelim. İster B2B, ister B2C olarak bir şey aratıyorsunuz. Hiç ihtiyacınız yok ama diyelim ki bir güzellik maskesi arıyorsunuz. Bu güzellik maskesi ile alakalı muhtemelen ilk önce bilgi almak ister istersiniz. “Güzellik maskesi ne işe yarar?” veya “Güzellik maskesi nereden bulabilirim?” veya “Doğal yolla yapabilir miyim?” gibi aramalar yapacaksınız. Diyelim ki benim de güzellik maskesi üreten bir web sitem var ve buradan sizi yakalamam gerekiyor. Sizi yakalayıp ilk önce bilgi vermem lazım ve sonra yavaş yavaş güven, bağlılık ve değerlilik algısı yaratıp yavaş yavaş sizi tekrar benim sayfamı ziyaret etmenizi ve satışa gitmenizi sağlamam gerekiyor. Böylece, doğrudan ya da sonraki gün ve haftalarda dolaylı olarak SEO, satışlarınızı artıracaktır.

 

Pazar Payı Kazanmanıza Yardımcı Olur 

SEO çalışmaları pazar payı kazanmanıza yardımcı olur. Başarılı bir satışı çözmek söylendiği kadar kolay değildir, bunun birkaç alt bileşeni vardır. Bunlardan biri de pazar payı kazanmaktır çünkü hadi satışlarımızı artıralım ve her şeyi çok iyi yapalım dediğinizde bütün tüketicileri size çekemezsiniz çünkü başka rakipleriniz de vardır. Dolayısıyla, yavaş yavaş pazar payı kazanmak ve belli bir pazar payına ulaştıktan sonra kritik kitleye ulaşmış olmak önemlidir. Örneğin, Türkiye özelinde bir pazar yeri olarak şu anda Trendyol, Hepsiburada, N11, Amazon ve Morhipo gibi 4-5 tane markayı sayabiliyoruz. Bu markalar dışındakilerle çok ilgilenmiyoruz çünkü pazar payı meselesi var. “Sıfırdan bir pazar yeri kurayım ve pazardan pazar payı alayım.” demek çok kolay değildir. Bunun için bir taktik ve strateji gerekir ve bunun için de bir alan olması lazımdır. O yüzden SEO  çalışmaları bu konuda sizin pazar payı kazanmanıza yardımcı olacaktır. 

Örneğin, bir organik gıda işi içine gireceksiniz. Bir e-ticaret sitesi oluşturmak, malzemeleri ürünleri tedarik etmek, tedarik zincirini kurgulamak, yatırım yapmak ve bunun pazarlama aktivitelerini yürütmek çok yüksek bütçeler gerektirebilir. SEO çalışmalarıyla beraber organik gıdaların faydaları, hangi gıdanın neye iyi geldiği, nerelerde bulunabildiği, vücudun hangi organlarına neyin yararlı olduğu gibi birçok konudan türeterek bir web sitesi oluşturduğunuzu düşünelim. SEO çalışmalarına başladınız ve gelen trafiği ölçüyorsunuz. Gelen trafiğin ne kadarının ilgi duyduğunu görüyor, belki onlara formlar veriyorsunuz. “Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçin.” dediniz ve “Organik gıda ile ilgili sürprizlerimiz için e-bültenimize kaydolun.” diye form oluşturarak bu talebi toplamaya başladınız. Daha pazarda bile değilsiniz, “ürün satıyorum” demediniz ama bu talebi oluşturmaya başladığınız zaman  aslında pazara giriyorsunuz ve pazar payı almak üzere oluyorsunuz. SEO çalışmalarını orayla bağladığınız anda pazar payınız yüzde bir de olsa iki de olsa hazır bir şekilde önünüze akmış olacak. Siz daha bu yatırımları yapmadan önce SEO çalışmalarıyla ciddi manada pazarda yer edip edemeyeceğinize dair ön bir laboratuvar çalışması yapmış olacaksınız. Rekabet ne kadar keskin, ne kadar size alan açıyor ve nerelerde boşluklar var bunları keşfetmenizi bir SEO çalışması ile sağlamış olacaksınız.

 

SEO, Daha İyi Bir Kullanıcı Deneyimi Sağlar

SEO, dijital ajans ve danışmanlık sektöründeki arkadaşlarımız tarafından yanlış anlaşılabiliyor. SEO teknik ve arama motorları için yapılan bir çalışma olmamalıdır. SEO temelde kullanıcı için yapılır. Bir SEO çalışması web sitenizi ziyaret edecek olan o ziyaretçi için yapılmalıdır. Dolayısıyla, en temel faydası kullanıcının deneyimini pozitifleştirmek olacaktır yani kullanıcı deneyimini iyileştirecektir. Kullanıcı, SEO çalışmasıyla çok daha özgün ve doyurucu bir içerikle karşılaşacaktır.  Bu çalışma ile aynı zamanda o sayfa içindeki tasarım yani sayfa içi yazı, makale, blog, ürün anlatım ve hizmet anlatım akışı kullanıcının ihtiyacına göre tasarlanmış olacaktır. Kullanıcının aklındaki sorunun cevabı verilecektir. 

New York’da Empire States kulesinin tepesine çıkmak isterseniz önce bir asansöre binersiniz. Sonra asansörden inip 145 kat merdiven çıkarsınız. Ondan sonra bir 10-15 kat ikinci asansöre binersiniz. O merdivenden çıkarken tam orta kata bir görevli yerleştirmişler. O görevlinin tek işi eliyle yukarıyı gösterip “Buyurun, buradan çıkabilirsiniz.” demektir. Peki, bu görevli niye bu işi yapıyor? Ziyaretçi birkaç kat çıktıktan sonra doğru yolda gidip gitmediğini sorgulamaya başlar. Kullanıcı deneyimini iyi düşünen birileri oraya bir görevli koymuştur.  Burada yapılan SEO çalışmasının fiziksel halidir. Kullanıcı deneyimine göre süreç tasarlanmıştır. Görsel veya video kullanılması, sık sorulan sorularla desteklenmesi, başka bir konu anlatırken o konunun da ne olduğunu bilemeyebileceğini düşünerek o konuyla ilgili diğer bir sayfaya link verme, başka yerlerden bu sayfamıza link alma, içindekiler kısmı oluşturma gibi kullanıcı deneyimini arttırıcı birçok çalışma SEO sayesinde yapılmış olur. Dolayısıyla, doğrudan paraya döndürmeseniz bile uzunca yıllar kartopu gibi büyüyecek bir etki sayesinde SEO çalışmasıyla kullanıcı deneyimini üst seviyede tutabilir ve bu sayede sürekli kendinden pozitif etki oluşur. 

 

Daha Yüksek Satış Kapama Oranları Getirir 

Satış kapama oranı özellikle satış profesyonelleri için çok ciddi anlamda kullanılan bir terminolojidir. Satış kapama oranı bir fırsatla alakalı, o fırsatın görüşmesinde teklif verildiği durumlarda teklifin sizde kalması yani teklife müşterinizin pozitif dönüş yapmasının oranıdır. Peki, SEO satışa nasıl hizmet eder? Bir kullanıcının web sitenizi ziyaret ettiği zaman aklında size dair bir algı oluşur. Bu kapsamda siz marka kimliğinizi SEO çalışmasıyla beraber sayfanıza yansıtmış olmalısınız. Yansıttığınız zaman yani kullanıcı gerçekten onu hissettiği ve algıladığı anda mesajı verirsiniz. Hiç hizmetinizi anlatmasanız bile sayfanızın tasarımından, soruların akışından, ifade tarzlarınızdan, onların düzgünlüğünden, seçilen renk paletinden ve görseller gibi birçok element ile kendinizi tanıtıyor olursunuz. Bu öğeler karşı tarafın kullanıcı deneyimini zenginleştirir. Ziyaretçi bu karşı öğeleri hissettiği zaman  size dair kafasında olumlu bir algı olur.

Örneğin, televizyonda bir içecek markasının reklamı çıktı. O içecek markası hep aile kavramını irdeliyorsa seyirciyle bir temas kurar  ve o reklamı izleyen kişiler bugün yarın markete ailecek gittiğinde o markayı sepete atacaktır. SEO çalışmasının da daha yükse satış kapama oranı getirmesinin en temel sebebi budur. SEO çalışması sayesinde dolaylı olarak marka kimliğinizi ziyaretçinize sunarsınız. Benzer teklifler geldiği zaman yüzde on bile pahalı olsanız ziyaretçinizde “Bu şirket beni yarı yolda bırakmaz. Sorun çıktığı zaman bana destek olur.” algısı oluşur.

 

Reklam Maliyetinizi Düşürür

Maliyet düşürme tekniklerinden biri SEO çalışmasıdır. SEO çalışması hakkında “SEO çalışması bedava mı yapılıyor?”, “Oyun için zaman ayırmıyor muyuz?”, “Emek harcamıyor muyuz?”, “Profesyonel kişileri bünyemizde çalıştırmıyor muyuz?” veya “Bu konuda Albert Solino gibi ajanslardan profesyonel hizmetler almıyor muyuz?” gibi sorular akıllarınızda belirebilir. Evet, bunların hepsi doğru fakat şunu unutmayın bir ürünü veya hizmeti satmak istediğiniz zaman genelde ilk akla gelen şey onun reklamını yapmak olur. SEO, pazarlama karmasının içerisinde yer alması gereken bir kavramdır. 

Diyelim ki dijital mecrada reklam vereceğiz. Ezine beyaz peynir sattığımızı düşünelim. “Beyaz peynir” çok aranan bir kelime olduğu için buna reklam veriyoruz. Peki, aynı zamanda SEO çalışmasıyla Google aramalarında en azından ilk 3'te çıkarsam reklam vermeye gerek kalır mı? Google'ın arama metrikleri vardır. Reklam stratejisi oldukça az olmalıdır. Dolayısıyla, ayda 10.000 TL'lik bir reklam bütçesi ayırmışken, aynı reklamı SEO çalışmasıyla desteklediğim zaman sadece 2.000 TL'lik bir reklamla daha fazla trafik satışa dönebilir. Bu noktada organik ve reklam trafiğini toplu olarak alabilirim. Dolayısıyla, SEO bu örnekte beni 8000 lira tasarruf ettirdi. 

 

Yerel Kullanıcıları, Yaptıkları Aramadan Sonra Fiziksel Mağazayı Ziyaret Etmeye Teşvik Eder

Bu madde özellikle lokal ve yerel işletmeler için çok önemlidir. Bu noktada mobil aramaları da dikkate almak gerekir. Mobil durumda olduğumuz anlar giderek daha da artıyor. Mesela, bir yere gidiyorsunuz ve yolda “en iyi restoran” diye aratıp hemen öğreniyorsunuz. 

Örneğin, tatil yerine gittiniz. Ayağınızda parmak arası terliğiniz vardı ve yolda parçalandı. Hemen en yakın bir yerden yeni terlik almanız gerekiyor. Şimdi nerede var diye yerel satıcıları arayacaksınız. Dolayısıyla, aradığınız ürün veya hizmetle ilgili yerel satıcıları bulmanız gerekecek. Peki, SEO çalışması bunu nasıl teşvik eder? SEO  çalışması yaptığınız zaman Google'da özellikle mobil arama kısmında üst sıralarda çıktığınız anda, kullanıcı çok fazla detaya inmeden en üst sırada çıkan iki, üç tane siteye tıklayıp hızlıca güvenilir olup olmadığına bakar. Güvendiğinde ve aradığının orada var olduğunu görünce de iletişim sayfasına ve ürün hizmet sayfasına geçip sizi bulmak isteyecektir. Restoran için rezervasyon yaptırmak gibi doğrudan mağazaya gidip o ürünü veya hizmeti oradan hemen tedarik etmek isteyecektir. Dolayısıyla, yerel kullanıcılar arasında aramada üst sıralarda çıkmak çok önemli haldedir.

Google'ın kullandığı temel arama sonucu çıkarma algoritmalarında yerel arama yani bulunduğunuz coğrafi yer ve yaptığınız sorgunun coğrafi yerdeki karşılığı çok önemli bir metriktir. Yani, farklı şehirlerde sorgu yaptığınızda farklı sonuçlara ulaşabilirsiniz. Bir ilçede ilk 35 sırada çıkan sonuç, başka bir ilçede ilk 10 sırada çıkabilir. Dolayısıyla, bunu bilerek hareket etmeniz gerekir. Google'da SEO çalışmalarını yerel ürün veya hizmet tedarikçileri için yaptığımız takdirde fiziksel mağaza ziyaretleri de %100 artıracaktır. O yüzden bunu ihmal etmemek ve gerçekten hak ettiği önemi vermek için yerel SEO çalışmaları yapmalısınız.

 

SEO Marka Güvenilirliği Oluşturur 

Bir markaya nasıl güvenirsiniz? Eğer siz o markayı daha önce kullanmışsanız, o markanın hizmetinden faydalanmış ve memnun kalmışsanız, tekrar tekrar alışveriş ettiğinizde yine iyi deneyimler yaşamışsanız sizde bir marka güvenilirliği oluşmuştur. Peki, daha önce hiç kullanmadığınız bir ürün veya hizmet için bu marka güvenilirliğini nasıl sağlayabilirsiniz? Herhangi iki insan fiziksel olarak ilk birbirlerini gördüğünde güven nasıl oluşur? 

Güven, mimiklerle ve karşı tarafın hâl, tavır, davranış, tutumları ve giydiği kıyafetlerle oluşur. Mesela, nerede olursanız olun hırpani birini görseniz de pantolonu yırtık, tişörtü dışarıda, üzeri yağlı, bir tarafı delik falan bu kişiye güven duymanız pek mümkün olmaz. Tıpkı bu örnekte olduğu gibi bir SEO çalışmasında da bir web sitesi ziyaretçisi girdiği web sitesinde güvenilirliği arar. Güvenilirlik de; derli toplu olarak bilgi anlamında orada bulup bulmadığıyla, bu içeriğin kendisine mükemmel bir kullanıcı deneyimi ile sunulup sunulmadığıyla, aradığı hızda aradığı zamanda aradığı miktarda bilgiye ulaşıp ulaşamadığıyla ilgilidir.

İki insanın birbirini görmesi gibi düşünün. Diyelim ki dans ortamında çiftli dans edenler var. Bu dans gecelerinde kavalye seçimi olur. Çiftler birbirini tanımasalar da partner değişerek birbirleriyle dans ederler ki hem pratik yaparlar hem de dans figürlerini daha iyi öğrenmiş olurlar. Mesela, yeni bir şarkı başladı ve karşınıza ilk o anda çıkan ve biraz da şekli, şemaili, kıyafeti ve havası düzgün olan biriyle yani dans ritmini sağlayabileceğinizi düşündüğünüz kişileri dansa kaldırırsınız. Karşınıza çıkan 2-3 arasından dansa kaldırırsınız. Bütün dans salonunu dolaşıp tek tek 500 kişiye birden bakıp ondan sonra karar vermezseniz zaten şarkı biter. Aynı örnekte de olduğu gibi, SEO çalışması ile Google aramasında en üst sırada çıkanlar marka güvenilirliğini de otomatik olarak elde etmiş olurlar. 

Google ve diğer arama motorları, kullanıcının yazdığı sorguyla en alakalı ve en güvenilir olduğunu düşündüğü içerikleri en üst sırada çıkarır. Dolayısıyla, en üst sıralarda çıktığınız anda marka güvenirliğini gerçekten inşa etmiş olursunuz. 

 

Marka Farkındalığı Oluşturulmasına Yardımcı Olur 

Daha standart ürün veya hizmetlerde marka farkındalığı olmadan o ürün ve hizmetin satın almasını yapabilirsiniz. Örneğin, karnınız acıkmış ve karnınızı doyuracak bir şey arıyorsanız ve yakınımda ne pizzacı var diyorsanız belki de ilk bulduğunuz yerden gidip alabilirsiniz. Başka türlü olarak da direkt Domino's veya Little Caesars diye aratabilirsiniz, bu marka farkındalığına sahip olmak demektir. 

Eğer SEO yaptığımız sırada ilk sayfada ve en üstlerde çıkıyorsak, kullanıcı sayfamıza girdiği anda içeriklerimize ve site düzenimize bakar. Kullanıcı siteyi beğendikten sonra da marka isminizi dikkate alır. 

SEO çalışması bir bütün olduğu için içerik, görsel, video, hız ve kod yönetimi gibi birçok başlığı içinde barındırır. Bu parametreler sayesinde de markanın farkındalığının artırılmasına da çok ciddi imkân sağlamış olur. 

Neden SEO? 

Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre tüm Amerika Birleşik Devletleri içerisindeki sorgularının sadece yüzde 2.8’i karşısına çıkan bir reklama tıklıyor. Geri kalan yüzde 97.2’si tamamen organik sonuçlara tıklıyor. Bu araştırma zaten başlı başına SEO çalışmasının neden gerekli olduğunu ifade ediyor. 

İnternet sitesi sayfalarının görece çok büyük bir kısmı bilgi odaklı veya tanıtıcı sayfalardır. Bu kapsamda kullanıcılar reklama tıklamıyor. Kullanıcılar gerçekten güvenmek istiyor, reklamla aldatılmak istemiyor. Reklamın zaten reklam olduğunu anlıyor ve görüyor. Kullanıcı araştırarak, bilgi edinerek, kafasındaki satın alma kararını destekleyici diğer unsurları görerek, satış sonrası hizmetlere bakarak ve rakiplerle kıyaslama yaparak satın alma kararı vermeye çalışıyor. O yüzden siz kullanıcının karşısına bilgi edinme aşamasında çıkmazsanız şansınız yok denecek kadar aza düşüyor ve sadece çok büyük paralar bastırarak çıkabiliyorsunuz. Amerika gibi çok rekabetçi bir ortamda Google reklamlarında bir anahtar

sözcüğün tekbir tıklamasının yani PPC’nin (Pay Per Click) yüz doları aştığı örnekler bulunuyor. Sektörüne göre değişmekle beraber bu reklamların satışa dönme istatistikleri yüzde 5-10 arasında değişir. Dolayısıyla, reklamla bir müşteri edinmenin ne kadar pahalıya geldiğini buradan da anlayabiliriz. 

SEO çalışması, reklam vermekten çok daha kolay ve ucuzdur. Kendisinden uzunca yıllar aynı veya benzer faydanın elde edilebileceği mükemmel bir pazarlama stratejisi olarak ön plana çıkar. Dolayısıyla, SEO, pazarlama bütçesi kaynaklarının sınırlı olduğu durumlarda firmaların vazgeçilmez bir stratejisi olmak durumundadır ve bu yüzden de firmalar için çok gereklidir.

Google'da Üst Sıralarda Çıkmak Neden Önemlidir?

Google’da üst sıralarda çıkmak görünürlük, bilinirlik için önemlidir. Herhangi bir hizmet veya ürün satın alması yapmak ya da o konu hakkında bilgi almak için AİDA (Attention, Interest, Desire, Action) dediğimiz pazarlama hunisine bir yerden dâhil olmalısınız. Diyelim ki uzaya roket gönderecek kadar bir teknoloji yaptınız ama dünyada hiçbir ülkenin, hiçbir kurumun bundan haberi yok. Nasıl uzaya çıkacaksınız ve ne yaptınız kimse bilmiyor. Bu noktada bilinirlik, tanınırlık ve görünürlük yaratmalısınız. Google'da üst sıralara tırmanmadan kendi bilinirliğinizi ortaya koyamazsınız. Satın almak isteyenler önüne kendiniz için bir sergi açar gibi çıkartamazsınız. Örneğin, bir markette “Benim çok güzel domateslerim var.” denmiyor ve domates sergilenmiyor ama satışı yapılmak isteniyorsa bu görünürlüğe aykırıdır. Önünüzde 50 tane daha domates satan varsa da tüketicinin o 50 satıcıyı bırakıp size gelmesi gerekir ama bu mümkün değildir. Dolayısıyla, Google'da üst sıralarda çıkmak vazgeçilmez derecede önemlidir.

Albert Solino olarak dijital ajans faaliyetlerimizi tamamlayacak şekilde bir araştırma yaptık. Bu araştırmada yaklaşık 100.000 farklı web sitesini taradık, analiz ettik ve bu 100.000 farklı web sitesini yaklaşık 10.000 farklı anahtar sözcük için irdeledik. Kimi daha derinlemesine bir analize, kimileri ise daha geniş kapsamlı genel bir analize tabi tutuldu. Spesifik bir anahtar sözcükte ortalama olarak Google'da kaçıncı sırada çıkarsanız, trafiğin ne kadarını alıyorsunuz gibi araştırmalar yaptık. Bizim elde ettiğimiz bulgulara göre;

- Google'da birinci sırada bulunan sayfa, o sorgu için organik arama trafiğinin yaklaşık yüzde 35 ila yüzde 40'ını tek başına alıyor. 

- Google aramalarda ikinci sırada çıkan sayfa ise organik aramalarla alakalı gelen trafiğin yüzde 18 ila 20'sini tek başına çekiyor. 

- Üçüncü sırada çıkan websitesi ise gelen trafiğin yüzde 10 ila 12’sini tek başına alıyor. İlk üç sırayı topladığımızda trafiğin yüzde 50’sinden fazlası ilk üç sırada zaten çekilmiş oluyor.

- Dördüncü sırada çıkmak yüzde 8 trafik almanıza neden oluyor.

- Beşinci sırada çıktığınız zaman trafiğin yüzde 6'sını çekebiliyorsunuz. 

- Altıncı sırada çıktığınız zaman yaklaşık yüzde 5 organik trafik size gelmiş oluyor.

- Yedinci sırada çıktığınızda yüzde 4 trafik size geliyor.

- Sekizinci sırada çıktığınızda yüzde 3, yani her yüz sorgudan 3'ü size tıklıyor. 

- Dokuzuncu sırada çıktığınız zaman yüzde 2 trafik alıyorsunuz.

- Onuncu sırada çıktığınız zamansa yaklaşık yüzde 1,5 trafik size geliyor.

İlk 10 sırayı üç aşağı beş yukarı topladığınız zaman trafiğin 95-98’i ortaya çıkıyor. Bu anlamda Google'ın ilksayfa sonuçlarında tamamen tıklamaya neden olduğunu ve diğer sonuç sayfalarına bakılmadığını söylüyor. 

Google ilk sayfada çıkmak hayati önem taşıyor. Bu noktada bazı kritikler bulunuyor. Birinci kritik ilk 3'te çıkmak, ikinci kritikse ilk sayfada çıkmak oluyor. Diyelim ki bir sayfa yayınlıyorsunuz ve bu sayfa Google'da 4-5. sayfada çıkıyor. Bunun ne kadar rekabetçi bir arama sorgusu olduğuna bakmak gerekir. Eğer rekabet çok düşük ise ve siz buna rağmen beşinci sayfada çıkıyorsanız SEO anlamında ciddi problemleriniz var demektir. 

Diyelim ki çok rekabetçi bir alandasınız ve dördüncü, beşinci sayfadasınız. Aslında iyi bir yerdesiniz demektir çünkü Google'da rekabetin çok yüksek olduğu bir sayfada 4-5. sayfasına bile çıkıyorsanız sıçramak için iyi bir noktaya kadar gelebilmişsiniz demektir. Dolayısıyla, oradan itibaren yapabileceğiniz bir SEO çalışması sizi üst konumlara yükseltme konusunda umut vadediyor demektir. 

Hemen detaylandıralım.

Çok rekabetçi bir ortamdasınız ve o sorguda 4-5. sıradasınız ama belki o sorgu sizin rekabet etmeniz gereken bir sorgu değil. SEO çalışmasıyla Google'da kolayca üst sıraya veya ilk sayfaya kendinizi atabileceğiniz bir alan vardır. O alanı yakalamak için sayfanızı kullanabilirsiniz dolayısıyla da ilk hedeflerinizi aklımıza gelen sözcükte değil ama satışa dönecek veya size ciddi bir organik trafik yaratacak arama hacmine sahip başka bir sorguda Google'da üstte çıkarabilirsiniz. 

Google’da üst sırada çıkmak size daha yüksek ziyaretçi sayısı, sayfada kalma oranının artması, Google'ın size giderek daha değer verir hâle gelmesi, sayfanızı yeniden ziyaret edenlerin oranının artması, ortalama sayfada geçirilen süre miktarının artması gibi çok ciddi pozitif yansımaları olacaktır. Dolayısıyla, Google'da üst sıralara çıkmak SEO çalışmasının olmazsa olmazı ve hedefi olmalıdır. Öte yandan SEO, şirketler için satışı artırmanın ve büyümenin vazgeçilmez derecede önemli bir stratejisi olmak zorundadır. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.