2024'te Sektörleri Yönlendiren Sürdürülebilirlik Trendleri

2024 yılında, sürdürülebilirlik trendleri tüm sektörleri giderek daha fazla yönlendiriyor. Tüketiciler, çevresel ve sosyal etkileri daha fazla göz önünde bulundurarak satın alma kararlarını veriyor. Şirketler ise bu talebi karşılamak için sürdürülebilirlik çabalarına hız veriyor. Konusunda uzman sürdürülebilirlik danışmanları ise sektörlerdeki kuruluşların faaliyet gösterdikleri bölgelerde karşılaştıkları çevresel, sosyal ve yönetişimsel zorlukları ve fırsatları ele almalarına yardımcı oluyor. Bu yazımızda globaldeki mevcut sürdürülebilirlik trendlerine göz atarak,sürdürülebilirlik danışmanlarının bu kriterlerdeki rollerine kısaca değineceğiz.  

Sürdürülebilirlik kavramının şirketinize sunacağı maddi ve manevi avantajları biliyor musunuz? Cevapları öğrenmek için siz de hemen Albert Solino Sürdürülebilirlik Danışmanlığı hizmeti alın!

Sürdürülebilirlik Danışmanlığı ve Sürdürülebilirlik Trendleri

Sürdürülebilirlik danışmanlığındaki mevcut eğilim, işletmelerin tamamen kâr odaklı bir modelden uzaklaşarak çevresel ve sosyal sorumluluğu da içeren bir modele doğru yönelmesidir. Bu değişim, iş dünyasının çevre üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin artan farkındalık ve sürdürülebilirliğin temel bir iş farklılaştırıcısı olarak artan önemi de dahil olmak üzere çeşitli faktörlerden kaynaklanmaktadır.

İşletmeler daha sürdürülebilir uygulamalar benimsemeye çalıştıkça, çevresel düzenlemeler ve sosyal sorumluluğun karmaşık ortamında gezinme konusunda yardım almak için sürdürülebilirlik danışmanlarına yönelmektedirler. Bu bağlamda sürdürülebilirlik danışmanları uzmanlıkları çerçevesinde hareket ederek işletmelerin çevresel etkilerini azaltma ve sosyal ve çevresel performanslarını iyileştirme fırsatlarını belirlemelerine yardımcı olmak için zengin bir bilgi ve deneyim birikimi sunmaktadır.

Bu bağlamda, dünya genelinde mevcut sürdürülebilirlik trendlerden bazıları uzmanların görevleri ile birlikte şu şekilde sıralanabilir: 

Sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi: Sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi, bir şirketin tedarik zinciri boyunca çevresel ve sosyal etkilerini azaltmaya yönelik çabalarını içerir. Bu kapsamda birçok şirket, değer zincirlerinden kaynaklanan  Scope 3 (Kapsam 3) emisyonlarını azaltmayı da içeren 2050 yılına kadar net sıfır sürdürülebilirlik hedeflerine veya diğer hedef tarihlere ulaşmak için çok çaba sarf ediyor. Bu konu, düşük karbonlu uygulamaları ve teknolojileri benimsemek için tedarikçiler, müşteriler ve diğer paydaşlarla işbirliği yapmanın yanı sıra karbondioksiti atmosfere karışmadan depolayabilen, doğaya dayalı çözümlere yatırım yapmayı gerektirmektedir.

Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği: İklim değişikliğinin etkilerinin giderek daha belirgin hale gelmesiyle, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği, birçok sektör için öncelikli bir konu haline geliyor. Şirketler, sera gazı emisyonlarını azaltmak ve enerji maliyetlerini düşürmek için yenilenebilir enerji kaynaklarına ve enerji verimliliği teknolojilerine yatırım yapıyor. Bu kapsamda, sürdürülebilirlik danışmanları, şirketlerin enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kullanımı konularında stratejiler geliştirmelerine yardımcı olur, mevcut teknoloji ve kaynaklarla enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji projelerini uygulamaya koyma konusunda rehberlik eder ve şirketlerin enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji projelerinin performansını düzenli olarak izler ve raporlarlar. 

Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği

Etik ve dürüstlük: Hem tüketiciler hem de toplum, düşük güven ve yüksek beklentilerin olduğu bir ortamda, iş dünyasından mevcut olandan daha fazlasını bekliyor. Günümüzde artık etik ve dürüstlük itibarın, müşteri sadakatinin ve paydaş katılımının kilit unsurları haline gelmiştir. Sürdürülebilirlik danışmanları, kuruluşların etik değerleri ve ilkeleri kültürlerine, politikalarına ve operasyonlarına yerleştirmelerine ve etik performanslarını izlemelerine ve raporlamalarına daha somut anlamda yardımcı olmaktadır. 

Tedarik zinciri güvenliği, esnekliği ve şeffaflığı: COVID-19 salgını, küresel tedarik zincirlerinin kırılganlıklarını ve karşılıklı bağımlılıklarının yanı sıra iklim değişikliği, jeopolitik gerilimler, siber saldırılar ve insan hakları ihlallerinden kaynaklanan aksaklık risklerini de ortaya çıkarmıştır. Sürdürülebilirlik danışmanları, kuruluşların bu riskleri değerlendirmelerine ve yönetmelerine yardımcı olmanın yanı sıra, tedarik zinciri görünürlüklerini, izlenebilirliklerini ve hesap verebilirliklerini artırmalarına destek olur.

Dönüşebilen iş gücü: Düşük karbonlu ve döngüsel bir ekonomiye geçiş, işgücünün yeni beceriler, yetenekler ve zihniyetler edinmesini gerektirir. Sürdürülebilirlik danışmanları, kuruluşların yeniden beceri kazandırma ve yetenekli personellerini elde tutma stratejileri tasarlamalarına ve uygulamalarına yardımcı olmanın yanı sıra yenilikçilik, işbirliği ve kapsayıcılık kültürünü de teşvik eder. Bu sayede kurum kültürü altında yetişmiş çalışanlar kurumlardan elde ettikleri kazanımlarla yanı çatı altında katma değer üreterek hem şirketin sürdürülebilirliğine katkı sağlarlar, hem de kendi gelişimlerine katkı bulunurlar. 

Genişleyen mevzuat değişiklikleri ile dinamik bir siyasi ortam: Değişen ittifaklar, ticaret savaşları, yaptırımlar, çatışmalar ve insani krizlerle birlikte siyasi ortam daha karmaşık ve belirsiz hale geliyor. Aynı zamanda hükümetler iklim değişikliği, biyoçeşitlilik kaybı, insan hakları, yolsuzlukla mücadele, veri gizliliği ve ifşa gibi konularda daha sıkı ve çeşitli düzenlemeler getirmektedir. Sürdürülebilirlik danışmanları, kuruluşların bu değişen ortamda yollarını bulmalarına ve ilgili yasa ve standartlara uyum sağlamalarına yardımcı olur. 

ESG yatırımcıları ve derecelendirme kuruluşları: Şirketlerin sürdürülebilirlik performanslarını ve risklerini değerlendirmek isteyen yatırımcıların ve derecelendirme kuruluşlarının ESG verilerine dair talepleri hızla artmaktadır. İngilizce “Environmental, Social, and Governance” tabirinin kısaltması olan ESG, Çevresel, Sosyal ve Yönetişimsel Sürdürülebilirlik olarak dilimize çevrilmektedir. Bu bağlamda ESG değerlerinin özellikle üzerinde duran sürdürülebilirlik danışmanları, kuruluşların bu kriterlerle etkileşimlerini ve nihai çıktıları ölçmelerine ve raporlamalarına destek olur. Ayrıca kurumların stratejilerini, diğer paydaşlarının beklentileriyle uyumlu hale getirmelerine de yardım eder.

Döngüsel ekonomi: Döngüsel ekonomi, kaynakların daha verimli kullanılması ve atıkların azaltılmasına odaklanan bir ekonomik modeldir. Bu model, atık üretimini azaltmak, kaynakların geri dönüştürülmesini ve yeniden kullanılmasını teşvik etmek ve yeni ürünlerin ve hizmetlerin daha sürdürülebilir bir şekilde üretilmesini sağlamak için tasarlanmıştır. Sürdürülebilirlik danışmanları, şirketlere bu modeli benimsemeleri ve uygulamaları için stratejik rehberlik sunarlar, atık azaltma, geri dönüşüm ve sürdürülebilir ürün üretimi gibi konularda destek olurlar.

Bu sürdürülebilirlik trendleri, işletmelerin sürdürülebilirlik çabalarını hızlandırmaları için önemli bir baskı oluşturmaya da devam etmektedir. Öte yandan sürdürülebilirlik, yalnızca çevresel ve sosyal açıdan faydalı olmakla kalmaz, aynı zamanda işletmelerin rekabet avantajı elde etmelerine ve uzun vadede başarılı olmalarına da yardımcı olabilir.

Sürdürülebilirlik trendlerinin yanı sıra konuyu daha detaylarıyla ele aldığımız Sürdürülebilirlik Nedir? ve Sürdürülebilirlik Raporu Nasıl Hazırlanır? bloglarımız da ilginizi çekecektir. Şirketinize sürdürülebilirlik danışmanlığı hizmeti almak istiyorsanız uzmanlarımızla hemen iletişime geçebilir, Albert Solino Sürdürülebilirlik Danışmanlığı hizmet kapsamlarını öğrenebilirsiniz. 

 

Yazımızı bitirmeden önce son çeyreğine girdiğimiz 2024 yılında bu sürdürülebilirlik trendlerinin bazı sektörlerde nasıl yansıyabileceğine dair bazı örnekler verelim:

  • Enerji sektörü: Enerji sektörü, 2024 yılında yenilenebilir enerjiye daha fazla yatırım yaparak, güneş ve rüzgar enerjisi gibi sürdürülebilir kaynaklardan daha fazla enerji üretecek. Ayrıca, enerji şirketleri enerji verimliliği teknolojilerini benimseyerek, enerji üretim ve iletim süreçlerinde kaynakları daha verimli kullanacaklar. Bu, sera gazı emisyonlarını azaltmaya ve enerji maliyetlerini düşürmeye katkı sağlayacak.
  • Üretim sektörü: Üretim sektörü, döngüsel ekonomiyi benimsemeye daha fazla odaklanarak atık üretimini azaltacak ve kaynakların daha verimli kullanılmasını teşvik edecek. Geri dönüşüm süreçlerini geliştirecek ve ürünlerini daha uzun süre kullanılabilir hale getirme konusunda inovasyonlar yapacaklar.
  • Tüketici ürünleri sektörü: Tüketici ürünleri sektörü, 2024 yılında sürdürülebilir malzemelerin ve üretim süreçlerinin daha yaygın bir şekilde kullanılmasına odaklanarak çevresel etkilerini azaltacak. Ambalaj malzemelerinde geri dönüştürülebilir ve çevre dostu seçeneklere yönelecekler ve tüketici ürünlerini daha uzun süre dayanıklı hale getirme stratejileri geliştirecekler.
  • Taşımacılık sektörü: Taşımacılık sektörü, yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş yaparak, elektrikli araçlar ve hafif raylı ulaşım sistemleri gibi çevre dostu ulaşım teknolojilerini benimseyerek emisyonlarını azaltmaya çalışacak. Ayrıca, sürdürülebilir ulaşım planlaması ve daha verimli lojistik süreçleri uygulayarak enerji tüketimini azaltacaklar.

Görüldüğü üzere sürdürülebilirlik, 2024'te ve önümüzdeki yıllarda tüm sektörler için önemli bir gündem maddesi olmaya devam edecek ve başta yukarıda bahsettiğimiz sektörler olmak üzere pek çok farklı endüstride  sürdürülebilirlik trendlerine odaklanmak, hem çevresel hem de ekonomik sürdürülebilirlik açısından büyük avantajlar sağlayacaktır.