Sanayide Dijital Dönüşüm Nedir?

Sanayide dijital dönüşüm ile potansiyel olarak durmuş iş gücü üretkenliğini tetikleyebilir ve üretkenliğin temelini ortaya çıkarabilmektedir. Dijitalleşme, sanayideki söz konusu değişimin itici güç görevini üstlenmiş bulunmaktadır.

Her şeyden önce dijital dönüşümün ne demek olduğunu çok iyi anlamalıyız. Bu kapsamda dijital dönüşüm nedir? bloğumuza göz atabilirsiniz. Bu dönüşüm, özellikle yapay zekâ, otonom robotlar, büyük veri, yenilenebilen enerji teknolojileri, bulut bilişim, giyilebilir teknolojiler, akıllı sensör teknolojileri ve siber güvenlik gibi dijital teknolojiler ve ürünler vasıtasıyla gerçekleşir. Eğitim, sağlık, sanayi, tarım, ulaştırma, finans ve perakende gibi birçok sektörde de oldukça geniş bir etki alanına sahiptir. Dijitalleşme ile yalnızca yaşanan gelişmeleri takip etmezsiniz. Bununla birlikte küresel gelişmeleri ve kendi dinamiklerinizi çözümleyerek, etkili politikalar geliştiren, teknoloji üreten ve rekabetçi olan bir şirket haline gelebilirsiniz. Dolayısıyla, çoğu ülke, kendi yetkinlikleri açısından yeni sanayi devrimine ait taktiklerini ve yol haritalarını oluşturmaktadır. Endüstri 4.0’a geçişten yararlanmak, yapay zekâ teknolojilerini verimli bir şekilde kurmak ve bunlardan para kazanmak için firmalar kendisine yeni dijital teknolojileri ve yetenekleri eklemelidir. Buna da dijital endüstriyel dönüşüm denmektedir. Dijital değişiklikleri teoride uygulamak pratikte olduğundan daha kolaydır. Dijital dönüşüm, teknolojinin altyapısını hazırlamak ve firmanın eski düzenini bırakıp yeni bir düzene girmesini hedeflemektedir. Dijital endüstriyel operasyonu ayakta tutmak için her alanda değişiklikler gerçekleştirilmelidir. Özellikle, bir kuruluş, müşteri yaşam döngüsü boyunca değer yaratmak için iş modelini açık bir konumda tutmalıdır. Örneğin, geleneksel iş modellerinde müşteri hizmetleri, müşteri sorunla karşılaştığında başlar. Dijital endüstriyel modellerde servis ekipleri, kullanım ve performansı uzaktan izleyebilir, bir sorunun ne zaman olabileceğini öngörebilir ve problemi çözmek için proaktif olarak müşteriye ulaşarak kesinti süresini azaltabilir. Akıllı fabrikalar, imalat endüstrisi için oyunun kurallarını değiştirecek şekilde gelişebilir.

Sanayide Dijital Dönüşüm Neden Önemlidir?

Aslında dijital dünya, uzun süreden beri yaşantımızın bir parçası olmuş durumdadır. İş hayatında herkesin en az bir akıllı telefonu ve bilgisayarı vardır ve internet kullanır. Bize göre bu dönüşümü başlatan iki aktör internet ve cep telefonudur. İnternet ile dünya, bilgiye hızla ulaşabilmekte ve bilgiyi de kolayca paylaşabilmektedir. Ayrıca cep telefonuyla da her an her yerde istediği uygulamalara, yazılımlara veya reel insanlara erişebilir. Cep telefonumuzdan SMS ile bir mesajı istediğimiz birine yolladığımız zaman, dönüşümün başlamasına da öncülük etmiş olduk. 1990’ların sonunda başlayan bu sürecin sonunda, akıllı binalar, göstergeli buzdolapları ve uzaktan komutlu kahve makineleri gibi birçok teknolojik alete kavuştuk. Kısacası günümüzde, teknolojilerle iç içe yaşamaktayız. Teknoloji o kadar gelişti ki, artık ineklere bile çipler yerleştirilebilmektedir. Cep telefonumuzdaki uygulamalar, bize en yakındaki otoparkı söyleyebilir hatta başka bir uygulama ise diyetimizi takip edebilir. Artık bu tip uygulamalarla yaşamaya o kadar alıştık ki, bu teknolojiyi yaşam tarzımız haline getirdik. Seri üretim yaklaşımının “çoğunluğun parçası olma” duygusu yerini, “benim için üretilen, bana özel ve bana göre kendini adapte eden ürünler” kavramına bıraktı.

Günümüzde bir siparişimizi bile en kısa sürede vermek ve de ürünü ertesi gün alabilmeyi beklemekteyiz. Herhangi bir şikâyetimiz olduğunda hemen iletmek ve gereken ilgiyi hemen görmek isteriz. Aksi takdirde anında başka bir üreticiye veya servis sunucuya geçebiliriz. Tabi bu kolaylıklar, dijitalleşmenin getirdiği hız kavramından dolayı ortaya çıkmıştır. Eskiden belki bir dilekçe yazıp, yollayıp sonucunu beklemek gerekiyordu. Alışveriş yapmak için de evden çıkıp, mağaza mağaza gezip vakit kaybedebiliyorduk. Şimdi ise o vakitleri başka verimli işlere harcayıp, internetten hızlıca alışveriş yapabilmekteyiz. Bu alışveriş ise istediğimiz zaman kapımızda olabilmektedir. Bütün bunları ölçek ve sektörden bağımsız bir üretici gözüyle araştırdığımızda, tüm dünyada internetin getirdiği küreselleşme neticesinde rekabet koşullarının gittikçe zorlaşmakta olduğunu görmekteyiz. Bununla birlikte iş yapış modellerinde yeni yaklaşımların gündeme geldiği analizini de rahatlıkla yapabiliriz.


Günümüzde bir ürünü, en hızlı, en kaliteli ve az maliyetli şekilde müşteriye teslim edebilmek en önemli güçlerden biri olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durumda da, kalite, hız ve maliyet mutlaka ölçülebilir olmalıdır. Üretim bandında aynı üründen seri üretimin yapılmasıyla birlikte, kişiye özel ürünlerin de olması yeni dünyanın önüne geçilemez bir ihtiyacı olarak karşımıza çıkmaktadır. Diğer önemli bir unsur ise veri toplama ve analiz etme becerisiyle piyasanın ihtiyaç duyacağı ürünü rakiplerinizden önce öngörebilme, buna göre tasarım yaratabilme yeteneğini kazanma ve bununla beraber rakiplerden daha önce piyasada yer alabilmektir. 

Yeni Dönem Ticaret Dünyasında, Siparişlerin Elektronik Ortamdan Alınması

Üretim aşamalarının çevrimiçi izlenebilirliği, müşteri ile üreticinin birbirleriyle direkt iletişimde olabilmesi konuları gittikçe önem kazanacaktır. Örneğin, bir araç üreticisi bayisine gittiğinizi düşünelim. Orada var olan veya katalogda bulunan araçlardan seçim yapabileceksinizdir. Katalogdaki renk skalasına göre de satın alacağınız arabanın rengini seçeceksinizdir. Bunlar yerine, üreticinin web sayfasına girip kendi istediğiniz özelliklere ve konfigürasyona göre aracınızı tasarlamanız, üstelik bu aracınızın bir hafta sonra kapınıza getirilip teslim edilmesi daha çok tercih edilebilecek bir seçenek olacaktır. O gün giyeceğiniz kıyafetinize uygun olacak biçimde ayakkabınızı tasarlamanız ve 3 boyutlu yazıcınızdan bu ayakkabıyı çıkarmanız ise günümüz koşullarında imkânsız değildir.

Örneğin, bir beyaz eşya satıcısı olduğunuzu düşünelim. Ürettiğiniz akıllı buzdolabını kullanan müşterinin buzdolabı bozulmadan önce tahmin ederek servisi yolladığınızı varsayalım. Burada oluşacak müşteri memnuniyeti oldukça yüksek olur. Eskiden buzdolabının arıza durumu oluştuğunda servis çağırabilirdik, bu da buzdolabımızı uzun süre kullanamamamıza yol açardı. Şimdi buzdolabı, arıza öncesi uyarı verdiği için, problem yaşamadan sorunlar çözülebilmektedir. Müşterinin şikâyetini anında yakalayıp gerekli çözümü üretmeyen firmalar sonucuna da katlanmalıdır. İşletmeler ne kadar dijital ve hızlı olabilirse gelişimini de o kadar rahat gerçekleştirebilir. Eğer siz bunları yapamazsanız müşteriniz, dünyanın başka bir noktasında bulunan ve bunları gerçekleştirebilen başka bir üreticiyi tercih edecektir.

İnternet sayesinde sadece tek bir ülkeye değil, dünyanın her yerine ulaşmak kolay hale geldi. Örneğin, şu anda Türkiye’de bulunmayan bir ürünü yabancı bir ülkeden satın alabiliyoruz. Bunu gerçekleştiremeyen, yani dijital düzene uymayan şirketler, piyasada geri kalacaktır. Anlık veri toplama ve değerlendirme yeteneği olmayan, birbiriyle entegre çalışmayan sistemlerin bulunduğu bir işletmede, karar vericiye çıkarılan rapor güncel olamaz. Dijital altyapıyla veri toplamak çok hızlı olduğu için belki de bir çalışanın 1 haftalık işi, 1 günde yapılabilir hale getirilebilir. Sistem üzerinden yapılmayan veri toplanması hatalı olabilmektedir. Bu nedenle dijitalleşme kesinlikle her şirkette var olmalıdır.

Peki, teknolojiyle doğan ve yaşayan “teknoloji yerlisi“ denilen yeni kuşak, sizin çalışanınız olduğunda neler olacaktır?

Teknoloji yerlilerinden istediğiniz verimi alabilmek adına süreçlerinizi ve çalışma ortamınızı olabildiğince dijitalleştirmeniz gerekir. Tabletle doğan çocuklarla, teknolojiden uzak doğan çocuklar bir işi aynı şekilde gerçekleştiremez. Bir teknoloji yerlisinden işini yaparken kullandığı bir yazılım ile ilgili komutları ezberlemesini beklemek, rutin işleri yapmasını istemek veya kağıt kalem ile çalıştırmak eski nesil yönetim usullerinden olacaktır. Teknoloji ile harmanlanmış, yaratıcılığı ortaya çıkaran, yabancılık çekmeyip hemen parçası olunan çalışma ortamları, dijital dünyada başarılı olmak isteyen yönetim anlayışının olmazsa olmazları arasındadır.
Özetle; değişen müşteri, çalışan ve dünya pazarı profiline uymak istiyorsak, dijital dönüşümü benimsemek, kavramak ve bir şansa dönüştürmeyi başarmak zorundayız.

Sanayide Dijital Dönüşüm Stratejisi Nasıl Olmalıdır?

Türkiye’deki işletmelerin büyük bir çoğunluğu 10-15 yıllık makineler kullanmaktadır. Çoğunluk, eski makinelerle çalışmaktadır ve yeni teknolojilere sahip değillerdir. Bu makinelerin yanlış ürettiği ürünler ve buna dâhil olan insan hataları gibi olaylar şirket için dezavantajlar ortaya çıkarır. Makinelerin kaç saat çalıştığı, ne kadar ham madde ürettiği, ortaya ne kadar ürün çıkardığı ve firesinin ne olduğunu anlık olarak makine operatöründen öğrenebilmekteyiz. Operatörden alacağımız bilgi yanlış olabilir ve o bilginin alınması da günler alabilir. Bu bilgiler ise, doğru ya da yanlış, üst yönetime iletilmektedir. Aslında, raporu analiz etmek ve verileri toplamak adına bir sistem kurup, anlık olarak bilgi almak gerekir. Böylece, makinenin ve hatta makine operatörünün bile verimini ölçebiliriz. Bir müşteriden toplu sipariş alındığında bile “Acaba yetişir mi, yetişmez mi?” ve “Bu siparişi şu an gerçekleştirmeli miyiz?” gibi soruların analiz süresi kısalmış olacaktır. Robot teknolojilerinin kullanılmakta olduğunu düşünelim. Bu robot teknolojileri, hatayı en aza indirmekte, ayrıca daha az ham madde ile daha çok ürün çıkartabilmektedir. Telefonla, makinelere uzaktan müdahale edebiliriz. Ne kadar ham madde ihtiyaç duyulduğunu net bir şekilde ortaya çıkarabiliriz. Robot teknolojileri sayesinde insan hataları olmayacağı için, maliyette de düşürücü durumlar söz konusu olacaktır.

Dijitalleşmeyi uygulamak için öncelikle pazar analizi yapmak gerekir.

Pazar analizlerine göre dijital altyapı oluşturulmalıdır. Makineler birbirine bağlanmalı ve veri toplanabilmelidir. Teknolojik gelişmelerden haberdar olmak ve uygulamak, şirketleri, rakipleri karşısında daha avantajlı konuma getirecektir ve tercih edilen firmalar olacaktır. Son teknolojiyi kullanan şirketler daha verimli çalışma sergiler ve hız konusunda da oldukça başarılı olur.

Üretimde ve Sanayide Dijitalleşme Örnekleri

Üretim ve sanayide dijital dönüşüm kapsamında aşağıdaki projeler gerçekleştirilebilir;

- Büyük Veri

İşlenmesi için yenilikçi çözümler gerektiren yüksek hacimli, yüksek hızda ve yüksek değişkenlikteki veridir. Kullanılacak veri türlerine örnek olarak; sensörlerden gelen bilgiler, üretim parametreleri, fire ve kalite kontrol ölçümleri, tedarik ve satış işlem kayıtları, müşteri geri bildirim kayıtları, internet istatistikleri ve sosyal medya yayınları gibi büyük sayıda bilgiden oluşan veriler gösterilebilir. Büyük veri projeleri; üretim, planlama, stok, takip, tedarik, pazarlama, yönetim ve karar destek, lojistik ve enerji kullanımı alanlarında kullanılabilir. Bu teknoloji, firmalara oldukça yardımcı olacaktır çünkü ham madde sayısı, çalışma süresi ve verimi gibi konular üzerinde bize raporlar sunar.

- Nesnelerin İnterneti Uygulamaları

Birbirine bağlı fiziksel nesneler (makineler, robotlar, araçlar, sensörler, çalıştırıcılar, kontrolörler) arasında iletişimi sağlayan ve bu nesnelerden merkezi veri tabanlarına ve bulut sistemlerine veri transferi altyapısını gerçekleştirerek dijitalleşme düzeyini artıran bir sistemdir. Sunucular üzerindeki yazılım çözümleri ile mevcut ve eski veriler değerlendirilerek, nesnelere ilişkin eylemler hayata geçirilmektedir. Bu faaliyetler bazen ilgili kullanıcıların bilgilendirilmesi veya ikazı şeklinde olurken, bazen de üretim sistemlerinde motor hareketi, anahtarlama, çevresel koşulların farklılaşması gibi fiziksel değişikliklerle de sonuçlanabilmektedir. Nesnelerin interneti uygulamaları projesi; üretim proseslerinin izlenmesi ve kontrolü, stok kontrolü, kalite kontrol, lojistik ve enerji kullanımı alanlarında kullanılabilir.

- Endüstriyel Robotlar

Endüstriyel uygulamalarda yararlanılan, sabit veya dinamik olabilen, üç veya daha fazla programlanabilir eksene sahip, otomatik, yeniden programlanabilir ve çok amaçlı manipülatöre sahip bir aygıttır. Bu robotlar, malzemelerin taşınması, birleştirilmesi, sökülmesi, sıralanması, temizlenmesi, parlatılması, kesilmesi, perçinlenmesi vb. işlemlerinde ve kaynak, boyama, stoklama, yükleme, boşaltma, döküm, kontrol ve ölçüm otomasyonunda kullanılır. Endüstriyel robotlar enerji kullanımında da verimlilik sağlayabilir. Ayrıca tehlikeli yerlerde yapılacak işleri yerine getirebilirler. Endüstriyel robotlar; üretim, kontrol, test, ölçüm, stok veya yükleme, boşaltma ve enerji kullanımı alanlarında kullanılabilir.

- Akıllı Sensörler

Çift yönlü haberleşme ara yüzüne sahip, algılanan veriyi doğrudan çözümleyen, makinelere rahatlıkla entegre olan ve düşük maliyetli sensörlerdir. Akıllı sensörler; bir sürecin hızla gelişen duruma adapte edilmesi, verimliliğin artırılması, arıza yönetimi, makine performans yönetimi ve endüstriyel otomasyon uygulamaları gibi konularda kullanılabilir. Akıllı sensör projeleri; üretim ve/veya stok giriş-çıkış süreçlerinin takip ve kontrolü, enerji kullanımı, yükleme, boşaltma, bakım ve hata önleme alanlarında kullanılabilir. 

- Siber Güvenlik Teknolojileri

Ağları, bilgisayarları, programları ve verileri siber saldırılardan koruyan bir teknolojidir. Örneğin, üretim sistemindeki makine ve cihazlardan gelen veriler, sadece yetkili kişilerin erişimine açık tutulabilir. Verilerin güvenliği sağlanabilir ve veri doğruluğu saptanabilir. Siber güvenlik teknolojileri projeleri; üretim, tedarik, pazarlama, yönetim ve karar destek ve lojistik alanlarında kullanılabilir.

-Yapay Zekâ

İnsan zekâsını taklit edebilen bir teknolojidir. Yapay zekâ teknolojileri sayesinde siber fiziksel sistemler, otonom bir hale gelebilmektedir. İmalatta yapay zekâ, süreç ve sensörlerden gelen verilerin tamamen veya kısmen otonom bir şekilde önleyici aksiyonlara çevrilmesinde kullanılabilir. Ayrıca, veriye dayalı otonom hata önleme, kestirimci bakım, robotik süreç otomasyonu, veriye dayalı otonom stok kontrolü de yapılabilir. Yapay zekâ projeleri; üretim, süreçlerin izlenmesi ve kontrolü, plan yapma, esnek ve akıllı imalat, dijital proses yönetim, stok yönetimi, bakım ve enerji kullanımı, hata menetme alanlarında kullanılabilir.

- Akıllı ve Esnek Otomasyon Sistemleri

Ürün çeşitliliği fazla olan işletmelerde, aynı gruptan olup farklılık gösteren ürünlerin insan müdahalesi olmadan üretilebilme ve test edilebilme kabiliyetine sahip bir kontrol mekanizmasıdır. Malzemeler, ana bilgisayar kontrolünde otomatik bantlarda ya da taşıyıcılarda hareket etmektedir. Örneğin, etiket sensörleri ile üretim bandındaki ürün algılanabilmektedir. Akıllı ve esnek otomasyon sistemleri projeleri; üretim, test, kalite kontrol ve enerji kullanımı alanlarında kullanılabilir.

- Sanal Gerçeklik Teknolojisi

Bilgisayar tarafından aktarılan ses ve görüntü ile dijital ortamda bulunabilmeye denir. Peki, imalat sanayinde sanal gerçeklik nasıl kullanılır? Riskli alanlarda veya deneme maliyeti yüksek olan konularda mesleki eğitim amaçlı simülasyon gerçekleştirilebilir. Montaj ve bakım gibi teknik operasyonların simülasyonları da verilebilir. Sanal gerçeklik teknolojisi projeleri; ürün tasarımı, üretime dair eğitim, test ve kalite kontrol alanlarında kullanılabilir. 

Sanayide Dijital Dönüşümün Uygulama Alanları

Artırılmış Üretim Alanı Görünürlüğü

Üretim katına dair daha fazla enformasyon edinmek, kalite kontrolünü sağlamak, çalışma süresini ayarlamak ve bakım planlamasını iyileştirmek için problemlerin ortaya çıkmadan önce fark edilmesini ve ele alınmasını sağlar.

Akıllı Tedarik Zinciri Yönetimi

Sensörler, envanter izleme ve süreç otomasyonunu sağlar.

Azalan Toplam Sahip Olma Maliyeti

Akıllı şebeke teknolojisi güç tüketimini; nesnelerin interneti ise ısıtma, havalandırma, klima ve yük dengelemeyi tahmin ve optimize eder.

Kolaylaştırılmış İnsan Kaynakları

Sürekli analiz, risk değerlendirmesi ve süreç koordinasyonu anlamına gelmektedir. Daha az saha servisi çağrısı hedeflenir. Uzaktan izleme, tanı ve proaktif ekipman bakımı yapılır. Rutin çalışmayı azaltarak, ekiplerin değer katan etkinliklere odaklanmasını sağlar.

Azaltılmış Çevresel Etki

Sensör ağları ve makine öğrenimi, fabrikaların enerji ve malzeme verimliliğini artırır. Ayrıca mevzuata uygunluğu sağlamak için çıktıları da daha iyi izleme olanağı sunar.

Disiplinlerarası İşbirliği

Disiplinler arası işbirliği için tesis sistemleri ve iş uygulamaları arasındaki veri akışını iyileştirmek gerekir. Böylece, ürün geliştirme takımları, üretim hattı verilerine kolayca erişebilir. Üretim mühendisliği ise, hatayı en aza indirmek ve pazara sunma süresini hızlandırmak için süreçleri dijital olarak önceden test edebilir.

Yinelemeli İyileştirme

Ürünlere bağlantı eklemek gerekir. Böylece, üreticilerin temel özelliklere sahip bir ürünü piyasaya sürmesi ve ürün yazılımı güncellemeleri aracılığıyla yinelemeli olarak gelişmiş özellikler eklemesi imkânı sağlanmış olur.

Artan Kârlılık

Akıllı fabrika optimizasyonları, daha verimli operasyonel neticeler, yeni iş imkânları, maliyet tasarrufu ve artan gelir sağlar.

Sanayide Dijital Dönüşüm Kapsamında Albert Solino Yaklaşımı

Albert Solino olarak öncelikle şirketlerin dijital dönüşüm tarafındaki altyapılarının uygunluğuna bakmaktayız. Firmaların ön analizini yapmaktayız. Bu analizde firmalar için en uygun altyapı, teknoloji ve düzenlemelerin ne olduğunu tespit etmekteyiz. Herhangi bir ekipman alımı veya önerisinden ziyade, dijital çağın getirdiği gerekliliklerden şirkete neler kazandırılabileceğini açıklamaktayız. Dijital dönüşümü sağlarız. Örneğin, en basit bir mailleşme, bulut kullanımı ya da makinelerden veri çekimi hakkında bile konuşabilmekteyiz. Burada gerekli altyapı, makine veya farklı teknolojilerin satın alımlarını firmaya bırakmaktayız. Biz sadece burada, dijital dönüşüm kapsamında şirketin nasıl bir yol çizmesi gerektiğini, nasıl hareket etmesi icap ettiğini ve hangi tarafların gelişime açık olduğunun danışmanlığını vermekteyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.