İnovasyon Nedir?

İnovasyon kelimesi, Latince kökenli innovare (yenilik) kelimesinden türetilmiştir. İnovasyon kelimesinin TDK sözlüğündeki karşılığı ise "yenileşim" olarak belirtilmiştir. "İnovasyon nedir?" sorusunun karşılığı değer yaratma olgusuna dayanmaktadır. Bu temel çıkış noktası, inovasyonun ne demek olduğunu daha iyi anlamamızı sağlayacaktır.

İpucu

Dijital Dönüşüm Danışmanlığı yaklaşımımızı, danışmanlık sürecimizin detayları ve bu hizmetimizin püf noktalarının açıklandığı Dijital Dönüşüm Danışmanlığı sayfamız ilginizi çekecektir.

Kısaca inovasyon, değer katan bir yeniliktir. Değer yaratma kısmını özellikle vurgulamak gerekirse; her yenilik veya her buluş inovasyona dönüşmeyebilir. İnovasyon denildiğinde, patent alınması, yapılması ve akla gelmesi zor fikirlerin oluşturduğu bir süreç akla gelmektedir. İnovasyonun da kendi içinde birçok türleri ve çeşitli uygulamaları bulunmaktadır.

İnovatif düşünme ile işletmeler değişime ve yeniliğe daha açık olabilir ve bunun sonucunda yaratıcılığa ve yeni fikirlere yatırım yapma cesaretine sahip hale gelebilir. Yenilikçi düşünce, her işte büyümeyi sağlar. İnovatif düşünce kısaca, yeni fikirler ve sorunları çözmek için yeni yollar bulmak adına yaratıcı problem çözmeyi esas alan düşünce sistemidir.
Buluşa ve patente dokunan inovasyon radikal inovasyon olarak adlandırılan yenilikçilik düzeyi yüksek olan inovasyonlardır. Var olan ürün ve süreçlerde de ufak ama etkisi yüksek eklemeler ve değişiklikler ile inovasyon ve inovatif ürün yakalamak mümkündür. İnovasyonda ön plana çıkan nokta; dünyada ilk kez yapılması değil de, yapılan yeniliğin tüketiciye ve kullanıcıya değer katması planıdır.

İnovasyon Çeşitleri Nelerdir?

İnovasyon türleri, değişimin kapsamına göre 5 temel başlık altında toplanmaktadır.

  1. Ürün İnovasyonu
  2. Pazarlama İnovasyonu
  3. Hizmet İnovasyonu
  4. Organizasyonel İnovasyon
  5. İş Modeli İnovasyonu

Ürün İnovasyonu Nedir?

Ürün inovasyonuna örnek olarak elektrikli diş fırçalarını verebiliriz. Elektrikli diş fırçası normal diş fırçası ile aynı fonksiyonu gerçekleştirmektedir. Günümüzde teknolojinin hayatımıza daha çok girmesi ile elektrikli diş fırçaları normalde insanların düşünmediği veya umursamadığı bir noktada ele alındı ve diş hassasiyeti konusu masaya yatırıldı. Diş fırçasına, dişe fazla bastırıldığında otomatik durma fonksiyonu eklendi. Buna ek olarak, diş fırçalama sürecini ölçüp yeterli veya yetersiz olduğu noktada kullanıcıya geri bildirim verme, diş fırçasına bağlı bir uygulama geliştirerek kullanıcının diş bakımına ayırdığı zamanı görebilme özelliği gibi fonksiyonlar da dâhil edilerek, kullanıcı ve ürün arasında etkileşim yaratıldı. Verileri ölçümleyip kullanıcıya sunabilen diş fırçaları, klasik bir diş fırçası ile aynı fonksiyona sahip gibi görünse de, dijitalleşme ile çok daha kaliteli bir ağız bakımı sunmaktadır.

Ürün inovasyonu, inovasyon açısından en çok araştırılan inovasyon türleri arasında yer almaktadır. Ürün inovasyonu alanındaki yenilikler, sunulan özelliklerden ürünün kalitesine kadar her kavramı içermektedir. Bu alandaki yenilikler, temel bir ürüne gerçek değer katabilecek tamamlayıcı ürünler ve hizmetler etrafında dönmektedir. Hem mevcut ürün segmentlerinde iyileştirmeler hem de tamamen yeni özellikler içerebilir. Ürün inovasyonunda kilit nokta, tanımında belirttiğimiz gibi ürüne önemli bir değer katmaya çalışmaktır. Yenilikçi ürünlerin veya ürün özelliklerinin geliştirilmesi esas alınmalıdır.

Ürün İnovasyonu Örnekleri

Ürün inovasyonunu örneklerle detaylandıracak olursak;

  • Ünlü bir elektronik şirketinin, gazete gibi sarabileceğimiz kadar esnek yeni bir ekran türünü piyasaya sürmesi, en güzel ürün inovasyon örneklerinden biridir.
  • Otomobil pazarına sunulan ilk elektrikli araçlar da ürün inovasyonuna bir örnektir. Günümüzde daha uzun menzilli yeni piller de bir ürün inovasyonu olarak karşımıza çıkmaktadır.
  • Cep telefonu üreticileri, her yıl telefonlarının yeni bir sürümünü yayınlama eğilimindedir. Üretici bunu yaparken benzersiz bir deneyim sunmaya çalışır. Ürün inovasyonu, sahip olduklarınızı geliştirmekle ilgilidir. Müşteri geri bildirimlerini alırsınız ve onu geliştirilmiş bir ürüne dönüştürürsünüz.

Pazarlama İnovasyonu Nedir?

Pazarlama inovasyonu, yeni ürün ve hizmetlerin pazar başarısının desteklenmesine katkıda bulunan tüm inovasyon yönetimi faaliyetlerini kapsamaktadır. İnovasyonun asıl görev ve misyonunun pazar başarısı olduğu düşünülürse, inovasyon pazarlamasının inovasyon sürecinde son derece önemli bir rol oynadığı ortaya çıkar. Dolayısıyla, pazarlama inovasyonu, çok geniş bir görev yelpazesini, özellikle müşteri ve pazar yönelimi ile ilgili olan ve yeni bir ürün veya hizmetin başarılı bir şekilde pazarlanmasını sağlayan tüm faaliyetleri içerir.

Burada ürün veya hizmet eskisi ile aynı olabilir ama bunun tüketiciye sunuluş şekli çok farklıdır. Örnek vermek gerekirse; bebek şampuan şişesini düşünelim. Kendiniz duş alırken bir kapağı kaldırıp avucunuza veya saçınıza döküp yıkamak alışılagelmiş olabilir ama bir bebeğe banyo yaptırırken iki elinizin de serbest olması gerekir. Bir bebeği veya çocuğu yıkarken saniyelerle yarışıyorsunuz ve stresli bir noktada şampuanı iki elle kapağını açıp dökmek bir problem haline gelebilir. Bu yüzden bebek şampuanları pompalı şişelerde sunulmaktadır. Burada aslında çok daha pratik ve daha hızlı bir şekilde ürüne ulaşabileceğiniz ambalaj tasarımı yapılmıştır. İçindeki ürün kapaklı bebek şampuanının içindeki ürünle aynıdır fakat kullanıcı deneyimi düşünülerek daha ulaşılabilir deneyim sunmak için üretilen bir ambalaj inovasyonu mevcuttur. Ürünün formülasyonunda bir farklılık olması gerekmemektedir. Ürün ile kullanıcı ilişkisi arasında sağlanan ambalaj kolaylığı ile bir inovasyon sağlanabilmektedir.

Başka bir örnek vermek gerekirse, örneğin bir firmanın yeni bir ürünü çıktı ve bunu tüketicinin sıklıkla tercih ettiği ürünün ambalajına tutturarak yanında hediye edilmesi bir pazarlama invasyonudur. Burada amaç yeni çıkan ürüne müşteriyi ısındırmak ve bundan sonraki alışverişinde her zaman tercih ettiği ürünü alırken yeni çıkan ürünün de tercih edilebilir olmasını sağlamaktır. Pazarlamada her gün her dakika çok farklı uygulamalar ile karşılaşılabilir.

Pazarlama İnovsyonu Örnekleri

Pazarlama inovasyonuna örnek olarak;

  • Bir ürünün tasarlanma veya paketlenme biçiminde, hatta fiyat veya promosyonla ilgili diğer kararlarda değişiklikler üreten yeni bir pazarlama stratejisi geliştirmek pazarlama inovasyonuna örnektir.
  • Ürün dağıtımı açısından pazarlama inovasyonuna örnek olarak franchising sisteminin ilk kez uygulanması, doğrudan satış veya perakende satışlar ve ürün lisanslamasının getirilmesi en iyi örneklerden biri olacaktır.
  • Pazarlama süreçlerini dijitalleştirmek isteyen bir firmanın pazarlama otomasyonu kullanması, bunun sonucunda şirketin satışlarını daha da artırması ya da müşteri kitlesini daha iyi tanıması iyi bir pazarlama inovasyonu olarak karşımıza çıkmaktadır. Atılan maillerin kimler tarafından açılıp açılmadığının bilinmesi ve şirketin bu sayede müşterilere yeni bir ürünle ilgili tanıtım yapıldığında, maili açan ve açmayanlar kapsamında bilgi sahibi olması çok mühimdir. En önemli yansıması, şirketin hizmet ve ürününde bir yanlışının olup olmadığının sorgulanmasını sağlamaktır.

Hizmet İnovasyonu Nedir?

Her kuruluş tüketicisine elle tutulur ve gözle görülür bir ürün sunmak zorunda değildir. Hizmet sektöründe de çok fazla kurum ve kuruluş vardır. Örneğin, özellikle büyük şehirlerde, çoğunluk gün içerisinde işyerinde, mesaide veya trafikte olduğu için ev temizliği büyük bir problem haline gelebilir. Küçük bir şehirdekine oranla güvenilir bir temizlik çalışanı bulmak çok zor olabilir. Buna bağlı olarak bu hizmeti sunan web siteleri bulunmaktadır. Kullanıcıya yakın, istediği fiyat aralığında, ödemesini online yapabildiği ve güvenilir insanların hizmet sunduğu bu uygulama, hizmet inovasyonuna örnek olarak verilebilir. Burada tamamen profesyonel bir hizmet sunulmaktadır. Bunun müşteriye sunuluş şekli ihtiyaçlarla uyumlu bir şekilde dijital ortamda sağlanmış olur. Tanıdıkların sunabileceği sınırlı kaynaklardansa, çok fazla kişiye ulaşılabilen bu uygulamalar bir şirketin referansı ile sağlanarak müşteriye verimli bir hizmet sunmaktadır.

Hizmet inovasyonu, müşteriler için yeni hizmetlerin oluşturulması ve tanıtılmasını içeren inovasyon türüdür. Hizmet inovasyonu, müşteri deneyimi etrafında döner ve hizmetle ilgili yeniliklerle başlar. Bu alandaki yenilikler, ister kullanımını kolaylaştırarak, ister gözden kaçan işlevselliği vurgulayarak veya yaygın sorunları gidererek, ürün veya hizmetinizin özelliklerini geliştirir. Hizmetler, üretim şirketlerinde olduğu gibi aktif olarak satılmasa bile, lojistik, şikâyetler, satış danışmanlığı vb. gibi konularda hizmet vermeye devam etmektedir. Farklılaşma ve müşteri coşkusu söz konusu olduğunda yeniliğin geldiği yer burasıdır.

Hizmet İnovasyonu Örnekleri

  • Araç kullanım kılavuzları herkesin bildiği gibi büyük ve hantaldır. Otomotiv firması yalnızca kılavuzun yerine geçmeyen, aynı zamanda bir araba ve sürücüyle ilgili her şeyi izleyen kişiselleştirilmiş bir uygulama tasarlayarak müşterilerine en iyi hizmeti sunma noktasında önemli bir adım atması güzel bir örnek olacaktır.
  • Bir gözlük firmasının, müşterilerinin mükemmel gözlükleri bulmalarına yardımcı olmak için yüzlerinin 3B modelini oluşturan ve yüz şekillerine en uygun gözlükleri bulan, kararlarını vermeden önce gözlükleri sanal olarak deneyebileceği teknolojinin piyasaya sunması yine hizmet inovasyonuna örnek olacaktır.

Organizasyonel İnovasyon Nedir?

Sürekli iyileştirme ve yeni çözümlerin geliştirilmesi yoluyla süreçlerin iyileştirilmesini kapsayan inovasyon çeşitidir.  Organizasyonel yenilikler süreci ve organizasyon yapısını etkiler. Bunlar organizasyonel süreç yenilikleri veya yönetim yenilikleri olabilir. İnovasyonun şirket içerisine nüfus edilmesi ve etkilerinin görülebilmesi bir süreçtir. Bu noktada organizasyonlarla yıllardır süregelen organizasyonel yapıların artık yeni iş modellerine, yeni iş süreçlerine adapte olamadığını, belli noktalarda yetersiz kaldıklarında ve kendilerini sınırlandırdıklarını düşündüklerinde şirketler, organizasyonel yapılarını tamamen değiştirip yenliklere açık ve farklı uygulamalara hızlı adapte olan yapıya kavuşmak isteyebilir. Bu noktada şirket içerisinde departmanlar, çalışanlar ve hiyerarşi bazında yapılan inovatif çalışmalara da organizasyonel inovasyon denilmektedir.

Organizasyonel İnovasyon Örnekleri

Organizasyonel inovasyona örnekler vermek gerekirse;

  • Müşteri memnuniyetini ölçmek için yeni araçlar veya maliyetleri düşürmek için teslimat süreçlerini optimize etmek örnek olarak verilebilir.
  • Japon otomobil endüstrisinin mükemmelliğinin bir numaralı nedeni olarak keşfedilen temel özellikleri eşzamanlı mühendislik ve tam zamanında teslimat olan yalın üretim, organizasyonel inovasyona bir örnektir.
  • Satış ve üretim süreçlerini entegre etme nihai amacı ile siparişe göre oluşturulmuş üretim sistemlerinin uygulanması başka bir örnek olarak karşımıza çıkmaktadır.

İş Modeli İnovasyonu Nedir?

İş modeli, firmanın tüketiciye sunduğu ürün ya da hizmeti nasıl ulaştırdığı ve bundan nasıl bir gelir elde ettiği ile ilgili bir olgudur. Örneğin, Bitaksi uygulamasının amacı bir hizmet sunmaktır ama bu hizmeti sunarken yeni bir iş modeli sunulmaktadır. Bitaksi'nin kendine ait bir aracı yoktur. Burada amaç taksicilerle müşterileri eşleştirmek ve bir araya getirmektir. Bitaksi uygulaması, taksicilerden komisyon alarak gelir modelini oluşturmaktadır. Taksici fazladan aracı boşken kilometre yapacağına kendisine en yakın müşteriye ulaşarak minimum boş vakit ile maksimum kazanç sağlamış olur. Müşteri tarafında güven veya ihtiyaç anında taksiye ulaşamamak büyük bir problemdir. Uygulama üzerinden size gelen taksinin plakasını, sürücüsünü ve sürücüsünün kimlik bilgilerini görebilirsiniz ve sürücüyü puanlayabilirsiniz. Bu şekilde bir uygulama ile her iki tarafın da güven ilişkisi ile buluşabileceği bir noktaya gelinmiş olunur. Güven problemi sadece müşterilerin değil taksicilerin de yaşadığı bir problem olabilir. Bu uygulama taksicilerin de güvenliğini koruyarak maksimum verim sağlayabilmektedir. Burada klasik taksi durağı işletmekten çok farklı bir iş modeli sunulmaktadır. Günde binlerce taksici ve müşteri bir araya getirilmektedir. Hizmet inovasyonu ile çok benzerdir fakat burada asıl strateji iş modeli oluşturulmasıdır.

İnovasyon Yaparken Nelere Dikkat Edilmesi Gerekiyor?

1-İnovasyon yaparken ve ürünün sürecini tasarlarken bu tasarım aşamasına kullanıcıyı da dâhil etmek gerekir. Üretici veya tasarımcı gözüyle muhakkak müşterinin kullanımı ile ilgili bazı fikirlere sahip olunabilir ancak her zaman müşterinin ihtiyaç duyduğu nokta doğru yorumlanamayabilir. Gözlemlenemeyen detayları yakalayabilmek için süreçlerin içerisine tüketiciyi de dâhil etmek çok önemlidir.

2-İnovasyona dâhil bir stratejinin olması gerekmektedir. Her şirketin misyonu, vizyonu ve stratejisi vardır. Buna bağlı olarak şirketin stratejisine, genel hedefine ve yapısına uygun bir inovasyon stratejisinin tanımlı olması gerekmektedir. Şirketlerin rutin faaliyetleri ile ilgili veri ve stratejisi vardır. Firmalar, "Önümüzdeki süreçte hayata geçirmek istediği yenilikler ile ilgili stratejisi var mı?", "Hangi alanda yenilik yapmak istiyorlar?" ve "Hangi alanda müşterilerine ve kullanıcılarına farklı ürün ve hizmetler sunmak istiyorlar?" sorularının çerçevesini çizmesi gerekmektedir çünkü inovasyon ucu açık ve sonsuz bir alandır. Eğer öncelikli alanlar belirlenirse ve yenilik geliştirmek denilen konular saptanabilirse buradaki çalışmaları ve ekipleri daha net yönlendirmek, daha doğru kaynak kullanımı yaratmak ve böylece daha hızlı sonuç almak mümkün olabilir. Şirket stratejisi ile ilişkilendirilmiş bir inovasyon stratejisinin hazırlanmış ve tanımlanmış olması gerekmektedir.

3-Bir diğer önemli nokta da sabırdır. Rutin iş süreçlerinde hem rekabetçi olmak hem de pazara daha hızlı yanıt verebilmek için, hızlı ürün geliştirmek ve süreçleri hızlı ilerletmek kurum ve kuruluşlar için önceliktir. Her zaman daha hızlıya yönelmek için yeni çalışmalar ve uygulamalar yapılmaktadır. İnovasyon rutin işlerden farklıdır, tam tersine rutini kırmak ile ilgilidir. Bu nedenle rutin işlerde alışkın olunan süreçlerdeki hız inovasyon sürecinde beklenmemelidir. Özellikle şirketlerde, yeni bir inovasyon ekibi kurulduğunda ilk yılın sonunda “Bu yıl ne yaptınız?" ve "Ne sonuç çıkardınız?” gibi sorular sorulmaktadır. İnovasyon bir şirkette sadece tek bir ekibin inovasyon görev tanımında geçen çalışanların yaptığı bir iş değildir. Şirketin bütün birimlerinde inovasyon yapılabilir ve inovatif süreçler oluşturulabilir. Bu göz önüne alındığında inovasyon, bir kültürel dönüşüm olarak düşünülebilir. Her ne kadar şirkette inovatif süreçler olsa ve inovatif fikirler yaratılsa da bunların hayata geçirilmesi uzun bir süreç olabilir. İnovasyon süreci, her zaman hızlı sonuç alınabilecek bir noktada olmayabilir. Güncel iş planlarına göre biraz daha sabır ve emek isteyen bir süreç olduğu için acelecilik dezavantaj yaratabilmektedir. Uzun vadede ne gibi çıktılar hedeflendiğine odaklanmak gerekmektedir.

4-Her zaman ilerlemeyi sonuç olarak değil de adımlar olarak görmek gerekir. İnovasyondaki hedeflerin her zaman kilometre taşlarına bölmek gerekmektedir. Bazen oradan sonuca ulaşılamayabilir fakat tünelin ucundaki ışıklar yakalanabilir. Bu yüzden birçok şirket yönetimi prensibinde de olduğu gibi hedefleri ölçülebilir kilometre taşlarına ayırarak adım adım yol alınmalıdır. İnovasyon süreçlerinde çok daha fazla belirsizlik vardır. Bazen daha önce hiç üretilmeyen ve üzerinde çalışılmayan bir ürün veya süreç ile ilgili çalışılabilir. Bu noktada belirsizlik çok yüksek olduğu için her zaman kilometre taşları yol gösterici olacaktır ve üst yönetimi gerçekçi çıktılar sağlamak açısından önemlidir.

5-Hızlı hareket ederek çok yanılmak mümkündür. İnovasyonda belirsizlik çok yüksek olduğu için bazen sonucundan emin olunmayan yöntem ve metotlar denenmek zorunda kalınabilir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta yeni yöntem ve metotta bir an önce çok küçük bir kaynak kullanılarak sonuç alınıp alınamayacağını hızlı bir şekilde tespit etmek inovasyon sürecindeki büyük kayıpları engelleyebilmektedir. Hiçbir zaman temel amaç hiç hata yapmadan sonuca gitmek değildir. Hata olacaktır ve bu hataların öğrettikleri ile daha güçlü süreç inşa etmek mümkün olacaktır. Bu yüzden çokça deneme yanılmayı minimum kaynakla yapmak önemli bir prensiptir.

6-İnovasyon için dedike ekip oluşturmak zorunlu değildir. Şirket içerisinde yeniliğe açık ve fikirleri uygulanabilir kişilerin toplanarak bir ekip oluşturulması mümkündür. Bu şekilde şirket kültürü bilindiği için göz önüne alınarak daha homojen bir şekilde süreçler ilerler. Bunun dışında, inovasyon ekipleri kurarken daha önce değişim ve yönetme projelerinde görev almış insanların olması çok önemlidir. Değişim yönetimi ile inovasyon paralel benzerlikler göstermektedir. Örneğin; bir firmanın mali süreçleri yeni bir platforma taşındığında inovatif süreci ilk hayata geçirirken yaşanılan problemler gibi birçok engel ile karşılaşılabilir. Çalışanlar alışık oldukları ve konforlu oldukları düzenden yeni bir düzene geçerken belirsizlik ve soru işareti olacağı için değişim yönetimi ekibinin onları bu konuda desteklemesi, yeni sisteme sorunsuz geçiş için yanlarında olması ve belirsizlikleri netleştirmesi gerekmektedir. Aslında inovasyon ekibinden beklenenler de bunlara çok yakındır. Bu yüzden şirkette bir inovasyon olacaksa, burada bunu ilk sahiplenecek ve sürece en yakın anlayışı gerçekleştirecek ekip, daha önce değişim yönetimi ekiplerinin içinde bulunan insanlar olacaktır. Bu ekiplere en başta da bahsettiğimiz gibi, şirket içinde çalışan ve yeniliğe açık olan çalışanlar eklenerek, tüm departmanlar bu sürece daha kolay adapte olabilmektedir. İnsanlar, tanıdığı iş arkadaşları tarafından yönlendirildiğinde daha motive bir şekilde süreçlere alışabilirler. Böylelikle, yeni oluşturulacak inovasyon ekibi için fazladan yeni çalışma arkadaşları almaya gerek kalmayacaktır ve süreç zincirleme bir şekilde sağlıklı ilerleyecektir. Bu yüzden şirkette inovatif süreçlerle ile ilgili bayrağı alıp götürebilecek ve diğer çalışma arkadaşları da peşinden sürükleyebilecek yeniliğe ve değişimlere meraklı olan adaptasyonu yüksek arkadaşlar işin kilit noktalarından bir tanesidir. Her ne kadar inovasyon ile ilgili ayrı dedike bir ekip olsa bile ekibin kaynakları çok sınırlı olacağı için yüzlerce, binlerce kişinin çalıştığı bir şirkette herkese doğru mesajı ulaştırmak çok kolay ve hızlı olmayabilir. Bu yüzden kesinlikle diğer ekipteki arkadaşlarla da bu süreci alıp götürebilecek çalışanlar şirket için çok kritiktir.

7-İnovasyon ile ilgili tek bir model bütün süreçlerde her zaman her kapıyı açmayabilir. İnovasyonda modelleri ve metotlarını çeşitlendirmek ve faaliyet gösterilen her alan için ayrı süreçler tasarlamak daha verimli olacaktır. Tek bir model ile her faaliyeti yürütmek sakıncalı olabilmektedir. Yeni çözümler denemeye açık olunması gerekmektedir.

İnovasyon Yönetimi Nedir?

İnovasyon yönetimi, sektör ve firma ölçeğinden bağımsız olarak her zaman tüm kuruluşların sahip olması gereken yetkinliklerden bir tanesidir. İnovasyon yönetimi, kuruluşun yenilik geliştirme faaliyetlerinin bütünsel ve sistemsel olarak ele alınması olarak tanımlanabilir. İnovasyon yönetiminin gerekliliği ile ilgili örnek vermek gerekirse; hastanelerde her ne kadar işleyen süreçler, stratejiler ve yapılması gerekenler belli olsa da, hiç tahmin edilemeyen bir virüsün dünyayı sarması ile birlikte inovatif süreçler geliştirilmesi gerekti. Çoğu insan Covid-19 virüsünün bulaşma riskini göze alamayarak rahatsızlıkları için hastaneye bile gidemediler. Özel hastaneler bunun sonucunda inovatif bir bir süreç geliştirerek ön muayeneleri online ortamdan yapmaya başladılar. Hastaları ön muayeneye alarak hastalığına veya rahatsız olunan duruma müdahalede gecikmenin önüne geçerek, hastaların hem fiziksel hem de mental sağlığını korumaya çalıştılar. Bu aslında iş modeli anlamında da hizmet anlamında da inovasyon sayılabilir. Hastanelerin inovasyon ile ilgili ayrı bir bölümü yoktu, muhtemelen müşteri istekleri veya iş geliştirme ekipleri ihtiyacı tanımlayıp böyle bir uygulamayı hayata geçirdiler. Buna ek olarak, ailevi görüşmeler, iş görüşmeleri, dersler vb. durumlar da online ortama taşınarak pandemi sürecinde inovatif çözümler oluşturuldu.

Hastanelere gelen bu inovatif süreç pandemiden sonrada devam edecektir. İnsanlar bu hizmete alıştı ve artık işte olan insanlar, hastaneye gitmesi zor olan veya boş vakti olmayan insanlar online sistemi tercih ederek ön muayene ile hizmetlerini almak isteyecektir.

Danışmanlık firmaları da süreçlerine online devam etmektedir. Geçtiğimiz İzmir depreminde çoğu psikolojik danışmanlık firması online görüşme ile oradaki depremzedelere destek sağlayarak ruhsal sağlıklarını muayene etti. Bu sayede zaman kaybı olmadan pandemi sürecinde maksimum hizmet sağlanarak insanlara ulaşıldı.

İnovasyon Yönetimi Neden Gereklidir?

Rutin iş süreçleri ile ticari varlığımızı korumamız çok mümkün değildir. Örneğin, dünyanın ilk 100 şirketinin 20-30 yıl önceki listesi ile bugünkü listesi karşılaştırıldığında, kimya, ilaç ve petrol gibi firmaların ağırlıklı olarak ilk 100’ü geçtiğimiz 20-30 yılı doldurduğunu görüyoruz. Son 10 yılda teknoloji firmaları, tüm firmaların yerini almaya başladı. Teknoloji firmaları, tüketiciye ürün sunmadığı halde tamamen yaratılan dijital içerik, yeni iş modelleri ve yeni hizmetler sayesinde yüz yıllardır varlığını sürdüren ve hiç sarsılacağını düşünmediğimiz firmaların ve sektörlerin tahtını sallamış durumdadır. Bu noktada ticari ve sektörel anlamda da önceliklerin değiştiğini çok net bir şekilde görebiliriz. Gelirlerin devamlılığını en garanti gördüğümüz, büyümesinin ve ticari faaliyetlerinin aksamadan devam edecek firmaların bile trendlerin gerisinde kalabildiğini ve bazı eşikleri atlayamadıklarını görmekteyiz.

İnovasyonun gerekliliğini anlatan en iyi örneklerden bir tanesi de Nokia firmasıdır. 10-15 yıl öncesine gidildiği zaman neredeyse herkesin evinde Nokia cep telefonu vardı ve sağlamlığı ile tüketicinin gönlünü fethetmiş bir markaydı. Hem teknolojilerin hem donanımların gelişimi ile birlikte inovasyon yönetimi anlamında ve ürünlerini çeşitlendirme ve yeni ürünleri ile aldıkları stratejik kararlar anlamında, trendleri doğru okuyamadıkları ve müşterilerin gelecekteki eğilimlerini hesaplayamadıkları için şu an varlıklarını sürdüremiyorlar. Hiç kimsenin ön göremeyeceği bir küçülme yaşadılar. Onun yerine pek çok farklı marka şu an pazara girdi ve gelirleri de eskiye oranla çok daha yüksektir. Şu an mobil iletişim ve mobil cihazlar hayatımızın tamamını kapsadılar diyebiliriz. Bilgisayar ve son dönemin popüler cihazı tabletler bile bir kenara gitti ama herkeste bir cep telefonu bulunuyor. Bununla ilgili kullanım yaşı da çok aşağı indiği için ciddi bir pazar oluştu ve gitgide daha da büyüyor. Burada "Asla olumsuz bir durum olmaz, asla faaliyetlerine son vermez." dediğimiz firmalar bile kapanma noktasına gelebilmektedir. Bu da inovasyon yönetiminin, firmanın ölçeği ve hizmeti ne olursa olsun göz önüne alınması gereken bir olgu olduğunun büyük bir örneğidir.

Kobi ölçeğindeki bir firma, doğru strateji ve doğru inovasyon yönetimi ile büyük ölçekli bir firmaya dönüşebilir. Bu tamamen müşterisine doğru ürünü doğru strateji ile doğru zamanda sunması ile ilgilidir. Tüketicinin ihtiyaçlarına ve hizmet alanlarına yönelik gelişim sağlayabilirler. Bunları anlamak için de tüketicileri ile çok yakın ilişkide olmaları ve sınırlı olan kaynaklarını çok doğru kullanmaları gerekir. Bunların tümü inovasyon yönetimi ile mümkündür. Kobi ölçekli firmalar burada, rutin işleri sürdürerek büyümeyi çok küçük oranlarda devam ettirebilirler. Agresif bir büyüme sağlayabilmek için yeni ve bugüne kadar alışılagelmişin dışında hizmet veya ürün ortaya koymaları gerekmektedir. Büyük ölçekli firmalar için de konumlarını korumak, yeni alanlara açılmak ve yeni faaliyet alanlarında başarıya ulaşmak için inovasyon yönetimine stratejilerinde ve önceliklerinde yer vermeleri ve önemsemeleri gerekmektedir.

Başarılı Bir İnovasyon Yönetiminin Gerçekleşmesi İçin Neler Gereklidir?

İnovasyon yönetiminde etkili olan faktörlerden en önemlisi, şirket içerisindeki çalışanların süreci sahiplenmesidir. Burada yeni bir ürün veya süreçten bahsedildiği için alışılagelmiş bir düzenin dışına çıkan noktadan çalışanların bu değişime adapte olabilmesi ve direnç göstermemesi çok önemlidir. Direnç gösterilmesi karşılaşılan bir durumdur. Bu direnç, uzman, üst yönetim ve orta kademe yöneticilerde de olabilir. Üst yönetim aynı zamanda karar mercii olduğu için burada bir direnç olduğunda çözümsüz kalınabilir. Orta kademede, uzun yıllardır deneyimi olan personelin alışılagelmiş düzeninden kopması biraz daha zor olabilir çünkü deneyimlerine dayanarak bu zamana kadar bildikleri ve uyguladıkları metotların en doğrusu ve verimlisi olduğuna inanabilirler. Bu yüzden orta kademe yöneticilerde ki direnç kuvvetli olabiliyor. Şirketteki kariyerinin başında olan çalışanlar genellikle daha genç olduğu için yeni trendlere adapte olma konusunda daha az sorun çıkartmaktadır. Bu genellemeler herkes için her koşulda doğru olmayabilir. Burada yapılması gereken eylem; yenilikleri, değişiklikleri ve yeni süreçleri ilk sahiplenecek insanlardan oluşan etkili bir grup oluşturup, ilk önce onlarla çekirdek kadroyu kurup, çalışmalara başlamaktır. Ardından yavaş yavaş diğer çalışanların da ilk kurulan ekibin katkısıyla süreci sahiplenmesini sağlamak en doğru çözüm yöntemi olabilir.

Üst yönetimin sahiplenmesi, sürece inanması ve kaynak aktarımı da çok önemlidir. Genellikle çalışanlar yeni bir süreç uygulamak istediği zaman üst yönetim buna kaynak ayırmak istemeyebilir ya da orta kademe bu zamana kadarki süreçlerin daha doğru olduğuna inanabilir. Bu noktada yenilikleri ve yeni trendleri takip etmenin ve inovatif süreçlerin oluşturulmasının stratejik anlamda ne kadar önemli olduğunu vurgulayacak çalışmalar hazırlamak gerekir. Bunun ticari anlamda firmaya etkilerini ve firmaların hitap ettiği müşteri kitlesine olan etkilerini de net bir şekilde ortaya koyup desteklerini kazanmak gerekebilir.

Sonucun ne zaman beklendiği çok önemlidir. Gerçekçi hedefler koymak gerekir. Firma, çok büyük hedefleri çok kısa sürede gerçekleştirmek istiyorsa, bu çok zor olabilir. Sürecin makul hedefler çerçevesinde tanımlı olması gerekmektedir. Tüm bunları yapmak adına Albert Solino olarak, yönetim danışmanlığı başlığı altında ar-ge, inovasyon ve fikir yönetimi danışmanlığı vermekteyiz.

Popüler İnovasyon Yönetimi Uygulamaları Nedir?

Çok yeni olmamakla birlikte küçük, orta ya da büyük ölçekteki şirketlerde kullanılan çok yaygın yöntemlerden bir tanesi Aşama Geçiş Sistemi (Stage Gate System)'dir. İnovasyon yönetiminin tamamını kapsayan bir yaklaşım olmamakla birlikte, özellikle ürün ve hizmet inovasyonları ile ilgili çok sık kullanılan bir terimdir. Örneğin, Pepsi gibi global ve dünyanın neredeyse her yerinde faaliyet gösteren firma da, KOBİ ölçekli firma da kullanabilmektedir. Burada amaç fikirden ürüne giden süreci bütün bileşenleri ile tasarlamak ve tüm yeni fikir ve projeler için tek bir akış tasarlayıp sistematik olarak ilerletmektir. Bir aşama geçiş sistemi ile ürünler, yeni fikir havuzundan müşteriye somut olarak ulaşana kadarki süreci yönetmek mümkün olabilmektedir.

Odak grup çalışması, tüketicilerden ya da firma içerisinden çalışanlardan kurulan bir gruptur. Örneğin, çağrı merkezine bir ürünle ilgili şikâyet bildiren 100 müşteri var ve bu ürün iyileştirilip ilk prototipi çıkarıldıktan sonra, şikâyet bildiren müşterileri çağırıp revize edilen ürünü test etmesi istenebilir. Böylece ticarileşme aşamasından önce ihtiyacın karşılanıp karşılanmadığına ilişkin onlardan geri bildirim alarak düzenlemeler yapılabilir.

Açık inovasyon, önemli uygulamalardan bir tanesidir. Açık inovasyonda bütün tüketici ve paydaşlara açık bir kanal yaratılır ve belirlenen spesifik bir alanda da öneri veya her konudaki fikirlerin aktarılması istenebilir. Daha sonrasında gelen önerileri değerlendirmek için ayrı ekip kurulup bu dış kaynak fikirlerinde uygun görülenler ticarileştirilebilir.

Bunun dışında iki firmanın partnerliği ile inovasyon yapılabilir. Örneğin, bir yazılım ve bir donanım firması bir araya gelerek hem hizmet inovasyonu hem de ürün inovasyonuna dokunan yeni bir ürün piyasaya sunabilir. Böylece iki şirketin belirli alanlarda geliştirme yapması ile inovasyon ortaya çıkabilir. Burada vurgulanmak istenen, inovasyon sürecinin, hem tedarikçiler, hem diğer şirketler hem de tüketiciler ile ekosistem olarak düşünülmesidir. Bu ekosistemdeki bütün paydaşların katkıları ile farklı inovasyonlar ortaya koymak mümkün olabilir. Sadece kendi şirketinizin bakış açısı ile yeni süreçler ortaya koymaya çalıştığınızda bir noktada tıkanabilirsiniz. Burada ne kadar fazla paydaş sürece dâhil olursa o kadar farklı bakış açısını yakalama şansı ortaya çıkar. Firmanın muhakkak dışarıya açılan bir kapısı olması gerekmektedir.

İnovasyon Yönetimi Yapılırken Sıkça Yapılan Hatalar Nelerdir?

Öncelikle stratejik seviyede hatalar yapılabilmektedir. Örneğin, bir inovasyon ya da ar-ge merkezi kurulmadan önce, hangi alanda çalışmalar yapılabileceği ve şirket stratejilerine göre alanların uygunluğu hakkında araştırmalar yapılması gerekmektedir. Stratejik seviyede üst yönetimin desteği ile böyle bir çalışma yapılmadan proje ve fikir seviyesinde çalışılmaya başlandığında, kaynaklar şirket hedeflerinden çok uzaklaşan noktalarda sonuçlar yaratmak için kullanılıyor olabilir. Bu yüzden daha sistematik ilerlemek adına, şirket hedefleri ile paralel ticarileşebilir hedefler koymak gerekmektedir.

Genellikle üst yönetimde hızlı sonuç beklenebilmektedir. İhtiyaç duyulan zamanı ve kaynağı tanımadan sonuç beklemek de başka bir hatadır. Çoğu zaman bir inovasyon projesinin ticari çıktıları 2-3 yıl ya da daha fazla süre alabilir ve yeterince zaman tanımadan proje sonlandırılırsa ticari başarıya ulaşabilecek bir fikirden vazgeçilmiş olunur. Buna bağlı olarak, projeden vazgeçildiği için de ayrılan bütün kaynak çöpe gitmiş olur. Tam tersi çok yenilikçi bir fikir ile çok başarılı bir proje gerçekleştirilip, proje bittikten sonra yanlış zamanda pazara sunulduğunda da beklenen sonuç alınamayabilir. Bu nedenle, deneme yanılma yoluyla minimum kaynakla çok fazla deneme yaparak önden pazar araştırması yapılmalıdır. Başarısızlıkla sonuçlanan projelerde dokümanlar masaya yatırılarak detaylı bir şekilde incelenip hatalar tespit edildikten sonra tekrar denenebilir ve kaynaklar artırılabilirken, başarılı olan bir projede, daha da başarı elde etmek için kaynaklar çoğaltılabilir. Hataları da en az başarılar kadar irdeleyerek çözümlemek gerekir çünkü bulunan ince detaylar belki de yeni bir inovatif sürecin çıkış noktasıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.