Google Algoritması Nedir? | 2021 Google Güncellemeleri

Google algoritması, Google'ın belirli bir arama sorgusu için en alakalı sayfaları bulmasını ve sıralamasını sağlayan karmaşık bir sistemdir.

Kısaca, tüm sıralama sistemi; sayfanın kalitesi, alaka düzeyi veya kullanılabilirliği gibi çeşitli faktörleri dikkate alan birden çok algoritmadan oluşur.

Peki, google algoritması nedir? Yeni google algoritma güncellemeleri nedir?

İşte cevabı.

Google Algoritması Nedir?

Google algoritmaları bir arama dizinindeki sorgu için mümkün olan en iyi sonucu veya sonuçları kullanıcıya sunmak için kullanılan karmaşık bir sistemdir. Google sorgudaki mümkün olan en iyi sonucu çıkarmak için karmaşık bir yapıda ve birbirleriyle bağlantılı birçok algoritmayı beraber kullanır. 

Google sonuç sayfalarında (SERP) alaka düzeyine göre sıralanmış websitesi sonuçlarını  göstermek ve kullanıcıya en çok hitap eder şekilde göstermek için bir dizi algoritma kullanır. Aynı zamanda algoritmalarınında içinde bulunduğu şekliyle birçok sıra bu faktörü kullanır.

Peki, Google algoritmaları ne kadar sıklıkta yenilenmektedir?

Google'ın ilk yıllarında senede 10-20’li rakamlarla ifade edilebilecek sayıda algoritma güncellemesi çıkartıyordu. Bugün ise bu sayı yılda binlerle ifade ediliyor. 

Merak etmeyin!

Google'ın bu güncellemelerini takip edebileceğiniz bir Twitter hesabı bulunuyor. Bu Twitter hesabına nereden baksanız günde iki-üç tane yeni güncelleme ile alakalı tweet görebilirsiniz. Dolayısıyla, binlerle ifade edilen bu güncelleme sayısı içinde en büyük güncellemeleri de barındırır. 

Google'ın algoritmalarını nasıl çalıştırdığını da hayal etmek gerekir. Bu hayal için de olayın temelini inmeliyiz. SEO işiyle uğraşan çoğu kişi önemli bir şeyi bazen ıskalayabiliyor. Google reklam verenler için bir sıralama yapmaz. Google'ın temel varoluş nedeni sorgudur. Dolayısıyla, Google her ne yapıyorsa algoritmalarında sadece ve sadece sorguyu yapan kullanıcının bulmak istediğine en yakın arama sorgusunu karşısına çıkarmak istiyor. Tüm uğraşısı bu yöndedir. Google'a ne kadar çok para verirseniz o kadar önde çıkarsınız gibi bir düşünce yoktur. Google gerçekten bir konuda merak sahibi olan bizler sorgu ekranı oluşturduğumuzda uygun sonuçları karşımıza getirmeye odaklıdır.

Diyelim ki bebek bezi almak istiyorsunuz ve Google’da “bebek bezi” kelime öbeğini aratıyorsunuz. Google bunu yanlış anlayıp karşınıza cam temizleme bezleri çıkarmaya başlarsa açıkçası Google’ın aramayı bilmediğini düşünürsünüz. Belki de bir daha Google'a girmezsiniz. Dolayısıyla bebek bezi aradığınızda Google karşınıza gerçekten bebek bezi çıkarmalıdır. 

Tabi bununla yetmez!

Bebek bezi aradığınızda acaba bunu satın almak için mi arıyorsunuz yoksa bebek bezi nedir diye mi merak ediyorsunuz? Belki de bebek bezi fiyatlarını karşılaştırmak istiyorsunuz veya bebek bezinin hangi malzemelerden yapıldığını merak ediyorsunuz. Google sizin yazdıklarınızdan ve diğer kullanıcıların benzer arattığı şeylerden aklınızdaki düşünceyi okumaya çalışıyor. Bu okuduğu düşünceden de hareketle karşınıza size en çok memnun edecek en çok takdir edecek sorgunun cevaplarını çıkarmaya çalışıyor.

Dolayısıyla Google algoritmaları arasında en temel hedef budur. Kafanızdan geçenleri okumaya çalışıp karşınıza “hah şimdi buldum” diyeceğiniz sorguları üst sırada ve kısa sürede çıkarır. 

İnternet dünyasında milyarlarca sayfa olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu kadar büyük bir hacimde tamda aradığınızı çıkarmak çok kolay bir şey olmasa gerek. Google, bu yüz milyarlarca websitesi arasında arama niyetinize göre en alakalı sonuçları bulup bunları da sizin düşüncenize en yakın olacak şekilde sıralayıp karşınıza çıkarmayı amaçlıyor. 

Google'ın arama algoritmaları birçok sıralama faktörü kullanabiliyor;

1- Sorguda geçen kelimeler

Aratılan kelimelerin geçtiği sayfaları bağlamla veya arama niyetiyle olan alaka düzeyine göre kullanıcının karşısına çıkarmak 

2- Sayfanın kullanılabilirliği

Biz, kullanıcı deneyimi veya arayüzünün sayfayı ne kadar kullanışlı hale getirdiğini  gün geçtikçe daha iyi anlıyoruz. Özellikle “Core Updates” güncellemesiyle beraber çok daha önemli bir duruma da geldi. Sorgu sonucunda sıralamaya tabi olacak sayfalardaki kaynakların uzmanlık seviyesi çok belirleyicidir. 

Sayfalara gelen linkler çok önemlidir. Başka sayfalardan o sayfalara belirli ve o konuya yakın anahtar sözcüklerle isimlendirmeler yani backlinkler çok önemli bir sıralama faktörüdür. 

Başka bir sıralama faktörü ise sizin arama yaptığınız yerdeki konumunuz ve arama yaptığınız browser’ınızın ayarlarıdır.  Tabi her bir faktörün ağırlık seviyesinden de bahsetmek gerekir. Bunların her biri eşit ağırlıklı diyemeyiz. Hepsinde farklı farklı ağırlıklandırmalar bulunur.

Örneğin, güncel haber konuları ile ilintili bir arama yapıyorsanız mesela "İstanbul'da deprem" yazıyorsanız büyüklüğüyle alakalı ve etkileriyle alakalı bir bilgiye ulaşmaya çalışıyorsunuzdur. En güncel habere ulaşmak istiyorsunuz. Google'ın sizi memnun edebilmesi için bunu sezmelidir. O yüzden, sayfanın güncellenme zamanı da ağırlık faktörü olarak öncelikli olmalıdır. 

Dolayısıyla, Google anahtar kelimeler vs. ortak olan şirketleri en üst sırada çıkarmak için sporda zamana odaklıdır.  Google algoritmaları beyninizdekini okumaya çalışır.

Google Algoritmaları

Panda 

Belki kulaklarımıza kazınan belki sağdan soldan duyduğumuz bazı algoritmalar vardır.

2011 yılında yayınlanan "Panda" güncellemesi  düşük kaliteli sayfalara, zayıf içeriklere ve anahtar kelime doldurma dediğimiz stuffing konusuna ve tekrarlanan filtreleme güncellemesiyle 2016 yılında çekirdek güncellemelerden biriyle birleşerek düzenli olarak devreye girdi. 2016 yılına kadar Panda güncellemesi aktif oldu.

 

Penguin

Bir  sonraki önemli güncelleme 2010'da gelmişti. Google tarafından yapılmıştı Onun da ismi "Penguin"di. Bu güncelleme daha çok manipülatif yani çok düşük kaliteli olan spam içeren alakasız ve aşırı optimize edildiğinden ötürü art niyetli olarak isimlendirilen bağlantılara odaklanan önemli bir algoritma güncellemesidir. 2012 yılında bu tarz manipülatif şeyleri fark edip manipülatif web sitesi ve manipülatif SEO çalışmalarını farkedip bunları   ödüllendirmek yerine cezalandırmayı amaçlayan bir algoritma güncellemesi diyebiliriz.

 

Hummingbird

2013 yılında ortaya çıkmıştır. Google'ın arama sorgularını ve yorumlama şeklini radikal bir şekilde iyileştirmiştir. Özellikle tekil anahtar kelimelerden ve bu anahtar kelimelerini tekil anlamlarından ziyade konuyu bir bütün içerisinde anlama kavramına geçiş yapmıştır. Bu algoritma güncellemesiyle beraber Google

 

Pigeon

2014 yılında Pigeon (Güvercin) güncellemesi geldi. Hem kalite hem de doğruluk açısından yerel sonuçların iyileştirilmesine odaklanmış bir güncellemeydi. 2014 yılına geldiğimizde mobilin yatsınamaz bir şekilde hakimiyeti ortaya çıkmaya başlamıştı.

Örneğin “pizza yiyebileceğim en iyi restoran” diye aradığınızda size pizzayı en iyi anlatan sayfayı değil, bulunduğunuz konumdaki en iyi (belki kullanıcı yorumlarına ve kullanıcı puanlarına göre) pizza restoranını göstermenin önemli olduğunu kavradı.

 

Mobile

Google Pigeon güncellemesiyle beraber 2015 yılında Mobile’ı devreye soktu. Pigeon’ın devamı olarak da isimlendirilebilir. Mobile güncellemesi 2015 yılında Google tarafından yapıldı. Bu Google algoritması mobil uyumlu sayfaların lehine mobil arama sonuçlarında onları daha üst sıralarda çıkarmaya dönük bir uygulamaydı.

Bir web sitesi 2015 yılındaki bu mobil güncellemeyle uyumlu değilse mobilden yapılan arama sonuçlarında geriye düşürülmeye başladı. Dolayısıyla, mobil uyumluluk faktörü çok ciddi bir sıralama faktörü olarak 2015 yılından itibaren karşımıza çıkmaya başladı. 

 

Rankbrain

2015 yılı ana güncellemeler açısından zengin bir yıldır. Aynı zamanda Rankbrain güncellemesi de geldi. Rankbrain daha alakalı arama sonuçları sağlamaya yardımcı olan bir makine öğrenmesi bileşiğinin eklenmesiyle ortaya çıkan bir algoritma olarak çıkmıştır. Rankbrain kullandığı yapay zeka ile desteklenmiş bir algoritma olarak karşımızdadır. Hala da hüküm sürmektedir. 

Google, Rankbrain ile gerçekten kullanıcının neyi kastettiğini anlamaya başladığını söyleyebiliriz. 

 

Fred

2017 yılında Fred güncellemesi karşımıza çıktı. Bu da Google'ın arama kalitesindeki yönergeleri ihlal eden, en düşük kaliteli ve daha çok reklam merkezli yani ticari odaklı içeriğe odaklanmış bir güncellemedir. Güncellemenin yeni bir güncelleme olduğu tam olarak doğrulanmamakla beraber, burada Google’ın ciddi manada bir iyileştirme yaptığını ve ticari içerikleri fark edip onları cezalandırıldığını düşünmekteyiz.

 

Medic

2018 yılında çıkmıştır. Özellikle sağlıkla ilgili içeriği büyük ölçüde etkileyen geniş bir güncellemeyi de içinde barındırır. 

 

Bert

2019 yılına geldiğimizde gerçekten ciddi manada ses getiren ve fark yaratan bir güncelleme devreye girdi. Başlı başına bir makine öğrenmesi algoritması bir arama sorgusunun bağlamının daha iyi anlamaya odaklandığı bir güncellemedir.

Bert, işleme modeline dayanmakta ve bu doğal dil işleme modelini yapay zeka ve makine öğrenmesi hatta derin öğrenme teknikleri ile konudan bağlama geçişi kapsar. Şu anda da   hala Bert algoritmasının çok ciddi ve canlı bir vaziyette olduğunu belirtmemiz gerekiyor.

Google Algoritması Nasıl Çalışır?

Öncelikle Google'ın patentlerine bakmanız faydalı bir öneri olacaktır diye düşünüyorum. Örneğin, Google'ın arama motoru konusundaki patentlerini her isteyen kamuya açık bir şekilde arayıp bulabilir. İsterse çok daha teknik detaylarını oradan ulaşabilir. Kısaca Google algoritması 5 adımda yapılır;

1- Google kelimeleri inceler

Google'ın kelimeleri incelediğini tabii ki hepimiz biliyoruz. Ancak bu konu aramaların anlamını belirlemek için ve en doğru yanıtlarla dönmek için o sorguya çok değer verilmelidir. Algoritmaların ilk kısmında sözcüklerin ne anlama geldiğini analiz etmek oluyor. Burada Google dizinler içerisinde Google malumunuz yok ama vakit geçirmek, yüz milyarlarca web sitesini taramak için belli dizinler kullanıyor. 

Örneğin bu iş dünyasıyla alakalı olabiliyor. Sporla, siyasetle veya sağlıkla alakalı dizinler kullanıyor. Diziler (etiketler) yüzbinlerce sayfayı sınıflar. Sayfanın etiketlerini SEO Uzmanı olanlar yapanlar bilecektir ki araçlar içerisinde de kendi sayfanızın kendi dizin etiketlerini yaratmak üzere de araçlar vardır. Yani siz kendi kendinize sayfanıza “Bu iş dünyası sayfasıdır. Şunları şunları içerir. Ürün sayfasıdır. Yazarı şudur.” gibi etiketleri de kendinizi koyabiliyorsunuz. Siz koymasanız da Google bunları geç de olsa mutlaka fark ediyor ve belli dizinlerde depoluyor. 

Dizinler içerisinde bir aramayı en kolay şekilde bulabilmek için Google bir dil modeli geliştiriyor ve o dil modeli içerisinde size en alakalı sonucu göstermek istiyor. Diyelim ki Google'a malum bir kelime yazmaya başlıyorsunuz ama bir yazım hatası yapıyorsunuz. Google'ın bunu otomatik olarak düzelttiğini görürsünüz. Tabii ki burada Google'ın dil modeli devrededir. Örneğin eş anlamlı sözcük de aratabilirsiniz. Bu durumu Google anlamaya çalışıyor ve bunu her dilde yapıyor. Dünyanın bütün dillerinde Google bunu çalıştıran algoritmalar yapıyor. Ne kadar uzun ve meşakkatli bir yol olduğunu bu noktada bir düşünmenizi isterim. Daha sonra Google'ın yaptığı bu kelimeleri inceleme aşaması aranılan bilginin hangi kategoride olduğunu anlamak olacaktır. 

Google’da artık kalmak istediğiniz otele dair bir yorum veya resim bulabiliyorsunuz. Bir çiçek fotoğrafının ne olduğunu görebiliyorsunuz. Bir işletmenin çalışma saatlerini öğrenebiliyorsunuz. Google ayrıca trend olmuş, yani o gün en çok aratılan kelimeleri de karşınıza çıkarabiliyor.

Dolayısıyla bu sorgu kategorilendirmesinin önemli boyutu yeni bir sorgunun aranıp aranmadığı ile ilgilidir. Trend olan kelimeleri arıyorsanız bazı algoritmalar devreye giriyor ve en güncel bilgi karşınıza çıkartılıyor. Örneğin, akşam saatlerinde, Survivor'ın yayınlandığı bir zaman diliminde Survivor diye arattığınız zaman “survivor nedir” den ziyade yayınlanan Survivor bölümü ve içeriğine dair en güncel bilgiler ve canlı yayın linki çıkar. 

2- Google aramanızı eşleştirir

Sorgu ile eşleşen web sayfalarını arar ve en temel düzeyde uygun sayfaları bulmak için Google algoritmaları arama terimlerinizi dizinlerinde arar. Bu anahtar sözcüklere o sayfada ve o dizinde bulunan sayfalarda ne kadar sıklıkta geçiyor, nerelerde geçiyor gibi konuları değerlendirir ve analiz eder. Bilginin alakalı olduğuna dair yani sizin sorgunuzun o sayfada bulunan bilgiyle alakalı olduğuna dair en önemli sinyal ve işaret sayfanın ve arama sorgunuzun aynı anahtar sözcükleri içermesidir.

Dolayısıyla, SEO çalışmalarına buradan başlanır. Hem başlıkların hem de sayfayı tanımlayan anahtar kelimenin arama sorgularıyla birebir veya en yakın eşleşme içermesine SEO tarafında dikkat edilir. Google zaten bunu önce sıralayacağını bir sinyal olarak verir.

Tabii ki bu anahtar kelimeler en anlamlı şekilde ve yaygın biçimde başlıklarda ve ana metinde ve ikinci başlıklarda gözüküyorsa Google o sayfanın sorguyla alakalı olduğunu düşünecektir. Bu basit anahtar kelime eşleşmesinin ötesinde arama motoru sonuçlarının doğru yanıtı döndürmesi için anonimleştirilmiş veriler de Google tarafından kullanılıyor. Bu verilerde makine öğrenme algoritmaları ile Google'ın sistemlerinde geliştirdiği alaka düzeyi en doğru tahmin etmeye yönelik algoritmalar olarak karşımıza çıkıyor. Bu algoritmalardan gelen sinyallere Google kulak veriyor. Tabii ki bu algoritmalar statik değil, devamlı yeni veriler eklendikçe değişiyor. Yani eğitim setindeki verinin daha da zenginleşmesi ile beraber her gün başarı oranını artırdığını gözlemleyebiliriz. 

Dolayısıyla, hayatımıza yeni giren bazı kavramlar ve sözcükler varsa Google'ın arama sonuçları daha büyük ve fazla salınımlar içerebilir. Yani, bir sayfanız ilk üç sırada çıkarken bir hafta sonra bir anda ikinci-üçüncü sayfalara düşüp yok olup sonra birkaç hafta sonra belki çok önemli bir değişiklik yapmasanız da ilk sıralarda tekrar çıkabilir. Bu Google'ın ve data setinin de makine öğrenmesidir. Algoritmaları destekleyen eğitim kümesinin yeni birleşmeye başladığını düşünebilirsiniz. Bunu anlamanın en iyi yolu Google Translate fonksiyonu ilk çıktığı yıllarda Google'a bir şey yazdığını zaman çok alakasız sonuçlar çıkabiliyordu. Şimdi ise gerçekten tercüman gibi kullanabileceğiniz sonuçlar veriyor. 

Peki, bunu nasıl başarıyor? 

Google makine öğrenmesi yöntemleriyle bunu başarıyor. Google ayrıca bununla yetinmiyor. Örneğin, ipuçları da arıyor. Diyelim ki "köpekler" diye bir arama yaptınız ve bu aramayı yaptığınızda muhtemelen içinde yüzlerce-binlerce kere köpekler kelimesi geçen bir sayfa bulmak istemiyorsunuz. Dolayısıyla Google burada da akıllanmış durumdadır. Stuffing negatifse Google sizi cezalandırıyor. Google ne arattığınızı anlamaya çalışıyor. Bu köpek resimleri, videoları olabilir, köpek cinslerinin listelendiği sayfa olabilir… Hangisi olduğuna dair analiz yapıyor. 

3- Yararlı sayfa sıralaması yapar

Tipik bir sorgu yapıldığında da en alakalı sayfaları ve bilgileri içeren binlerce hatta belki milyonlarca sayfa Google tarafından karşınıza çıkartılabilir. Peki, burada Google’da en üst sıraya çıkmanızı sağlayan şey ne? Bir sayfanın kullanıcıya faydasını belirleyen algoritmalar bulunuyor. Google bu algoritmaları kullanıyor. Peki, sıralama faktörünü belirlemek için faktörler nedir? İçeriğin tazeliği, arama terimlerinin sizin web sitenizde kaç kez gözüktüğü, sayfanın iyi bir kullanıcı deneyimi sunup sunmadığı, sayfanın hızı, sayfanın ilk açılıştaki gecikmesi, kullanıcıya ilk büyük resmi gösterdiğindeki gecikme miktarı, sayfanın ne kadar kullanıcı dostu olduğu, sayfanızın içerisindeki menü yapısı ve başlık yapısı, sayfanın kendini hangi sözcüklerle tanımlayıp içerikte de o bağlama ne kadar yansıttığı, sayfanızın bağlamı yansıtan başka alt sayfalarla destekleyip desteklemediği kuvvetli sıralama faktörleri olarak karşımıza çıkıyor. 

Eğer otorite olarak kabul edilen bir web sitesinden, yani aynı konuda öne çıkan başka bir sayfadan sizin sayfanıza takip edilir link geliyorsa bu kuvvetle muhtemel sizin sayfanızdaki bilginin otorite bir sayfa tarafından da yüksek değer atfedilen bir bilgi olduğu anlamına gelir. Bunların sayısı artarsa onlardan yüzlere, yüzlerden binlere doğru çıkmaya başlarsa sizin o alanda gerçekten otorite olduğunuza Google ikna olur. 

Diyelim ki bir araba almak istiyorsunuz. Arabalar konusunda bilgisine güvendiğiniz aile üyelerinize veya arkadaşlarınızı sormaya başlarsınız değil mi? Belki de araba işiyle uğraştığını düşündüğünüz bir tanıdığınıza telefon açarsınız. Bunlardan her biri araba konusunda aynı marka için “Gözün kapalı al.” derse o zaman o bütün otoritelerin birleşmiş olur. Google'da da aynı durum geçerlidir. Araba kelimesi aratıldığında en değerli ve uygun içerik çıkacaktır. 

Tabii ki burada sıralama faktörleri vardır. Anahtar kelimeleri tekrar tekrar kullanmak veya bağlantı satın alma gibi negatif SEO tekniklerini kullanmak Google'ın fark edemediği alanlardan oluyordu. Artık Google bunları fark edip art niyetli olduğunu, bir manipülasyon olduğunu fark ediyor ve sizi ödüllendirmek yerine tam tersine cezalandırıyor. Dolayısıyla, siz siz olun Google'ın kullanıcılara zarar verdiğini düşündüğü, arama sahibinin sonuçtan memnun olmadığını anladığı anda sizi cezalandırmaya başlıyor. Sıralamada sizi düşürüyor. Bunu da unutmamak da fayda var. 

4- En iyi sonuçları getirme

Google karşınıza en iyi sonuçları getirir. Peki bunu nasıl yapar? Sonuçları sorgu ekranına getirmeden yani sunmadan önce, alakalı tüm bilgilerin nasıl bir araya geldiğini değerlendirir. Google algoritmaları zincir halinde çalışır. Mesela arama sonuçlarında tek bir konumda aranmaz, birden fazla konum vardır. Dar çerçevede bir yorum mu yoksa çok geniş bir yorum mu bekleniyor? Google algoritmaları geliştikçe çok daha fazla sorguya karşı çok daha iyi sonuçlar getiriyor.

Bu sıralama algoritmaları Google'ın temel hedefleri arasındadır. Sorguları size özgü koşullarla özelleştirmek ister. Örneğin, web sitesinin arama sonuçlarında oluşturduğu havuzdaki farklı tarayıcılarda doğru biçimde görülüp görünmediği konusunu değerlendirir. Masaüstü bilgisayar, tablet veya mobil cihazlar da dâhil olmak üzere farklı boyutların iyi olup olmadığını değerlendirir. Sayfa ve boyutların küçülüp büyümediğini, resimlerin veya yazıların  farklı boyutlar için otomatik olarak daralıp genişlemediğini değerlendirir. Aynı zamanda sayfa yüklenme sürelerini değerlendirir. Sayfayı ağırlaştıran görseller olmadığına bakar. Buradan gelen sinyalleri analiz ederek size en doğru özelleşmiş sonucunu gösterir. O yüzden, bir web sitesi sahibiyseniz ve gerçek sonuçlarınızı görmek istiyorsanız tarayıcının gizli sekmesinde sorgu yapmayı deneyebilirsiniz. Böylece sizin önceki yaptığınız aramalara ve kullanıcı hareketlerinizden bağımsız bir sonuç karşınıza çıkartır. Biraz daha nesnel bir sorgu sonucu görmüş olursunuz.

5- Google bağlamı dikkate alır

Bağlamdan (context) kasıt içeriktir. Google, kafanızdaki düşünce bulutunda tam olarak neyi kastediyorsunuz ve onu ne amaçla aradınız yani “search intent” neydi, sonuçta neyi bulmayı umut ediyorsunuz ve bunu ne iş için yapıyorsunuz sorularını anlamayı amaçlar. 

Örneğin, simültane çeviri örneğini burada deneyebiliriz. Çeviriler genel olarak motomot çevrilmez. Yani bir dilden bir dile sadece o sözcüğünün kelime anlamı çevrilmez. Mesela, yabancı filmleri altyazıyla izliyorsanız onun orijinal dilinde bir deyim kullandığını fark edebilirsiniz. O deyimi birebir kelimesi kelimesine çevirmek yanlış bir anlatıma yol açabilir. Yabancı dildeki deyim bizde bir anlam ifade etmeyebilir fakat onu bağlam olarak anlarsınız ve o deyimin demek istediği düşünce kalıbını anlarsanız. Genel çeviri hizmetlerinde onun çevirisi yapılırken doğrusunun aynı kalıplarla uyumlu olan, benzeşen veya dilimizdeki birebir aynı anlama gelen başka bir deyimi kullanmak olduğunu görürsünüz.

Bu örnekten hareketle, Google da birebir oraya yazılanı değil, bağlamı dikkate alarak sonuç göstermeye çalışır. Bölgenizle alakalı içerik sağlamak için konum ve dil ayarlarınızı mutlaka kullanılır.

Örneğin futbol kelimesini aradığınızı düşünelim. Amerika'da futbol deyince Amerikan futbolu yazan kelimeler otomatik olarak çıkacaktır. İngiltere'de veya Türkiye'de aratırsanız da kuvvetle muhtemel Avrupa futbolunda karşılık çıkan premier lig sonuçları karşınıza çıkabilir. 

Amerika'da arattığın zaman büyük ihtimal Amerikan futbol liginin puan tablosu ve son maç skorları karşınıza çıkacaktır. Aynı kelime yaratıyorsunuz ama bağlam farklı oluyor. Dolayısıyla, bulunduğunuz konum ve dil ayarları da Google'a belli sinyaller gönderir. 

Google Algoritma Güncellemesi 2021

26 Temmuz'da Google en yeni bildiğimiz bir algoritma güncelledi. Bu algoritma aha değerli linkleri belirlemeye dönüktür. 12 Temmuz'da yapılan bir algoritma güncellemesi vardı. Burada da ana çekirdek algoritma güncellemesinin nihayete erdiğini ve tamamlandığına dair duyuru yapmıştır. Özellikle de çekirdek algoritmasını saran yardımcı algoritmalara dönük bir güncelleme 7-28 Haziran’da yapıldı. Özellikle Nisan ayında yapılan güncellemenin devamıydı. 

Kronolojik olarak geriye doğru gidecek olursak 23 Haziran’da bir güncelleme olmuştu. Bu güncelleme Danny Sullivan’ın duyurduğu bir güncellemeydi. Sisteme karşı savaş açtığını ve bu savaşın bir alt bileşeninin devreye girdiğini gösteren bir algoritma güncellemesiydi.

15 Haziran'da da önemli bir güncelleme yayınlanmıştı. Bu güncelleme sayfa deneyimi güncellemesiydi. Çok uzun süredir beklenen sayfa deneyiminin dikkate alındığı güncelleme bu tarihte yayınlandı. 

10 Haziran'da biraz daha özelleşmiş bir güncelleme yayınladı. Daha çok bilinen spesifik bir konuya ait bir koruma güncellemesiydi. Ciddi manada şiddete veya kötü olaylara maruz kalmış kişilerin korunmasına dair Google arama sonuçlarındaki güncellemeyi içeriyordu. 

2 Haziran’da geniş kapsamlı bir güncelleme yayınlandı. 

Mayıs ayında bir güncelleme olmadı.

8 Nisan’da bir güncelleme oldu. Bu da ürün yorumlarını güncelleme, ürün yorumlarını sıralama faktörü olarak neyin dikkate alınması gerektiğine dair bir analizin devrede olduğu bir güncellemeydi. Sadece alt alta yazılmış yorumlar değil, daha anlamlı sonuçların çıkarılmasına dönüktü. 

21 Şubat'ta çok önemli bir güncelleme yayınladı. Arama sonuçlarında bir sayfanın çok farklı alt pasajdan ve değerli alt pasajdan oluştuğunu kabul etti. Eskiden beri SEO dünyasında alışılagelen kavram şuydu; birkaç ana çekirdek kelime veya kelime öbeği üzerinde sadece bir sayfa çıkar. Dolayısıyla, o sayfanın farklı sözcükler veya öbekler içerisinde çıkması çok beklenmemelidir. Onun için başka alt veya destekleyici sayfalar oluşturulmalıdır. Bu doğru bir stratejidir. 

Google'ın ilk sayfa sonuçlarına bazılarına baktığınız zaman sayfanın kendisine gitmeyen ama sanki bir soru sorulmuş ve tıklanıldığında cevap yazan snippet’lar görürsünüz. Örneğin, “Kravat nasıl bağlanır?” sorusunun cevabını sayfaya gitmeden bulabilirsiniz. Bulduğunuz yerde “Kravat nasıl bağlanır?” sorusu başlık olarak yer almamış olabilir. İçerik, aratılan sorunun cevabını en iyi şekilde anlatıyorsa Google bunu snippet olarak çıkaracaktır. Her zaman başlık olarak yer almasına gerek yoktur. Bu güncellemenin SEO oyununun kurallarını değiştiren bir güncelleme olduğunu söyleyebiliriz.

Daha Fazla Bilgi İçin...

SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) Nedir? Güncel Google SEO Rehberi: SEO ile ilgili tüm ayrıntıların yer aldığı SEO kılavuzunda; SEO ile İşinizi Nasıl Geliştirebilirsiniz? Google SEO Çalışması Nasıl Yapılır? Önemli SEO Kuralları ve Uygulamaları Nelerdir? SEO ile Performansınızı Nasıl Ölçebilirsiniz? Albert Solino SEO Danışmanlığı ve Hizmetleriyle ilgili detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Hizmetlerimizle ilgili daha fazla bilgi edinin...

Dijital Pazarlama Ajansı Hizmetlerimiz: SEO ve Web Sitesi Yönetimi, Marka Konumlandırma ve Marka Stratejisi, Kreatif Hizmetler, Sektör ve Rakip Analizi, Sosyal Medya ve Google Ads Yönetimi, İçerik Pazarlama ve E-mail Pazarlama. 

SEO Ajansı Hizmetlerimiz: Anahtar Kelime Araştırma Stratejisi, Site İçi SEO, Site Dışı SEO, E-ticaret SEO, İçerik Planlama.

Dijital Pazarlama Danışmanlığı Hizmetlerimiz: İşinizi Google Ads ile Büyütüyoruz, SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) İle Arama Sonuçlarına Hakim Olmanızı Sağlıyoruz, Kişiye Özel E-Posta Pazarlama Çalışmalarını Uyguluyoruz, Sosyal Medya Yönetimi ve İçerik Pazarlama Çalışmalarını Gerçekleştiriyoruz.

Sıkça Sorulan Sorular

Google algoritma güncellemeleri genellikle ne tür sorunları hedefler?

Google özellikle çevrimiçi kullanıcı deneyimini birleştirmeyi ister. Bu nedenle de algoritma güncellemelerinin tamamının hedefi kullanıcının gerçek amacını yanıtlamayı ve gerçek amacını yanıtlayan sonuçları çıkarmaktır. Google kullanıcının niyetini okur ve o niyete en uygun sonuçları listelemeyi hedefler.

Google algoritmaları güncellemelerinden genelde ne tür uygulamalar etkilenir?

Google genellikle düşük kaliteli backlinkler olan, anahtar kelime doldurmayan ve düşük kaliteli içeriği barındıran sayfaları hedefler. Bu sayfaları cezalandırma ve sayfanın sıralamasını düşürme şeklinde hareket eder. En çok da düşük kaliteli, bağlamdan uzak içerikler, devamlı ve anlamsız bir şekilde anahtar kelime yazılan içerikleri etkiler. Gözünüzde haber sitelerini canlandırmanızı öneririm. Bir haber sitesine girdiğinizde “X nedir?” sorusuna yanıt aradığınızda paragraflarca yazı olup hala bir şeyin tanımını vermeyen yapılara şahit olursunuz Google algoritma güncellemeleri artık buna izin vermiyor. Bu tarz uygulamalar (örn. haber sitelerine) eklenebiliyor. 

Google algoritma değişikliği yaptığını açık olarak duyurur mu?

Google bir algoritma değişikliği yaptığında bunu duyurur ama kendi sayfasında değil.

Peki nerede?

Genellikle büyük kapsamlı algoritma değişikliklerini bütün kamuoyuna duyuracak şekilde yayınlar. Küçük ve sık da olsa yapılan birçok değişikliği Google Twitter platformundan paylaşıyor.

Google bir güncelleme yayınladığı zaman nasıl haberdar olursunuz?

Bunun birkaç yolu var. Bunlardan bir tanesi olan algoritma izleme aracını deneyebilirsiniz. Ücretli ve ücretsiz birçok araç vardır. Sıklıkla kullanılan ücretli ve ücretsiz versiyonları olan araçlar da var. 

Dönüşümlerinizi trafiğinizi ve gözle görülür değişikliklerinizi de izlemek için Google Alerts kullanabilirsiniz. Google Alerts’a kayıt olduğunuz zaman belli sözcükler atıldığında hem de Google  Algoritma yayınladığında, doğru keyword’leri oraya Google kurduğunuz takdirde size herhangi yeni bir konuda gelişme olduğunda bir bildirim düşecektir. 

Google'ın Twitter hesabını da takip ederek Google güncellemelerinden haberdar olabilirsiniz.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.