Fikri Mülkiyet Nedir? Sınai Haklar Hakkında Önemli Detaylar

Fikri mülkiyet ve sınai mülkiyet kavramı, ülkemizde son zamanlarda önemi artmaya başlayan ve aynı zamanda anlaşılan temalardan biridir. Fikri ve sınai mülkiyet hakları aşağıdaki gibidir;

  • Tüm özgün tasarımlar ve gizli veya kamuya açık bilgiler (maddi olmayan varlıklar), 
  • Tüm ürünlerin, yöntemlerin, belgelerin, görüntülerin, kimlik unsurlarının, sanat eserlerinin ve diğer ürünlerin çoğaltılması, dağıtılması, dağıtılması ve satışı

Sınai Mülkiyet Nedir?

Sınai mülkiyet hakları, buluş veya yeniliklerle kişi veya kurumlara sağlanan haklar da dahil olmak üzere hakların tanımı, sanayi ve tarım sektörlerinde ilginç ve öncü tasarımlar ve bu hak kanunlarının aşağıdaki çerçevede oluşturulmasıdır. Patentlerle birlikte sınai mülkiyet hakları ile birlikte mülkiyet sahibinin yasal çerçevede hangi haklara sahip olduğu da açıklanır.

Basit bir örnekle açıklamak gerekirse, ürettiğiniz ve piyasaya sürmeye hazır olduğunuz ürünlerin size ait olduğunu resmi olarak gösterebilirsiniz, ayrıca sınai mülkiyet hakları kavramı ile belirli haklara sahipsiniz. Emeklerinizin çalınmadığı ve daha da önemlisi yaptığınız işin size ait olduğu resmi olarak kabul edilmektedir. Maddi olmayan bir hak olarak da tanımlanabilir. Üreticileri koruma altına alan yasal bir birim olduğunu belirtmekte fayda var.

sınai mülkiyet

Sınai Haklar Nedir?

Sınai mülkiyet hakları nedir kısaca , endüstriyel buluş ve yeniliklerin ilk uygulayıcılarını temsil eden; üretilen ve satılan mallar üzerinde ürün veya hizmetleri ayırt edebilecek bir üretici veya satıcının logosunu tescil ettirme hakkı, sınai bir hak olarak ifade edilmektedir.

Sınai mülkiyet hakları ülkemiz kanunlarında ayrı kanunlarla düzenlenmektedir. Sınai haklara ilişkin birden fazla kanun bulunmaktadır. Sınai Mülkiyet Hukuku, Marka, Tasarım ve Patent Hukuku vb. gibi.

Sınai Mülkiyet Kanunu Nedir?

  • Bu kanunun amacı; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün isimleri hakkını korumak, böylece teknolojiyi, ekonomiyi ve toplumu korumaktır.
  • Bu kanun; coğrafi işaret, tasarım, patent, ticari marka, ve faydalı model içermekte olan geleneksel ürünlerdir.
  • Adına ilişkin başvuruların, tescil başı ve tescil sonrası işlemler ile bu hakların ihlaline yönelik kanun ve hukuki işlemlerin korunması.
  • Cezai yaptırımlar dahildir.

Sınai Mülkiyet Kanunu Nedir

Sınai Mülkiyet Kanunu Ne Zaman Çıktı?

Sınai mülkiyet kanunu , (smk) 6769 sayılı olan Sınai Mülkiyet Kanunu adı ile Yürürlüğe Girdi 07 Haziran 2017. 6769 sayılı olan Sınai Mülkiyet Kanunu (“Kanun”), madde 30/1 ile 10.01.2017 tarihinde ve 29944 sayılı Resmi Gazete üzerinden yayımlanması ile yürürlüğe girmiştir.

Sınai Mülkiyet Kanunu Hangi Konuyu Düzenlemektedir?

Sınai mülkiyet kanunu marka, coğrafi işaret, patent, yararlı model yahut geleneksel ürün adına ait başvuruları kapsayan mevzuları düzenler.

 

Fikri Mülkiyet Nedir?

Fikri mülkiyet kavramı nedir? Fikri mülkiyet kanunu, insanoğlunun yarattığı ürünler sadece fiziksel olarak yarattığı ürünlerin değil, yaratıcı niteliklere sahip düşünce ürünleridir. Bu ürünler onun fikir haklarının, fikri emeğinin ve çalışkanlığının sonucudur. Fiziksel görünümü olmayan bu ürünleri korumak için kanun koyucu, yaratıcılarına, başkalarının bu ürünleri belirli bir süre kullanmasını engelleme hakkı vermiştir. Fikri emek ve sıkı çalışma yoluyla yaratılan ürünlere yönelik bu tür haklara fikri mülkiyet hakları denir.

Bilişim Teknolojilerinde Fikri Mülkiyet Nedir?

Fikri mülkiyet, bireylerin veya kuruluşların düşüncelerinin ürünüdür; ilgili kişi veya kuruluşlar daha sonra kullanımlarını bir şekilde özgürce paylaşmayı veya kontrol etmeyi seçebilirler.

Fikri Mülkiyet Hakları Nedir?

Telif hakkı veya fikri mülkiyet hakları olarak da bilinen "fikri mülkiyet hakları", bir eserin sahip olabileceği tüm maddi ve manevi hakları ve komşu hakları ifade eder. Fikri mülkiyet, bireylerin veya kuruluşların düşüncelerinin ürünüdür; ilgili kişi veya kuruluşlar daha sonra kullanımlarını bir şekilde özgürce paylaşmayı veya kontrol etmeyi seçebilirler.

  • Fikri ve sınai mülkiyet hakları genel olarak yedi temel gruba ayrılır:
  • Fikir-Sanat çalışmaları
  • Yeni bitki çeşitleri oluşturma hakları
  • Endüstriyel Tasarımlar
  • Coğrafi İşaretler
  • Kart
  • Patentler

Fikri Mülkiyet Haklarının Önemi

Fikri mülkiyet (IP), yaratıcılık ve fikri sermaye ile ilgili belirli belirli hakları kapsar. Fikri mülkiyetin önemli bir özelliği, çok değerli olan ve çoğu durumda korunması gereken maddi olmayan fikirleri veya nesneleri içermesidir.

Fikri Mülkiyet Hakları Nedir

Başka bir deyişle, fikri mülkiyet haklarının temel amacı, bireylerin veya şirketlerin maddi olmayan duran varlıklar üzerindeki haklarını kullanmanın uygun yollarını bulmak ve üçüncü şahısların yetkisiz ve yasa dışı eylemlerine karşı yeterli koruma sağlamaktır.

Türkiye'de Fikri Haklar Hangi Kanunla Korunmaktadır?

Gümrük mevzuatı ile AB hukukunun uyumlaştırılması çerçevesinde fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunmasına ilişkin ilk hüküm, 2000 yılında yürürlüğe giren 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 57. maddesi ile yürürlüğe girmiştir. Aynı yıl yürürlüğe giren yeni "Gümrük Yönetmeliğinin 100 ila 111. maddelerinde aynı konuda ayrıntılı hükümler yer almaktadır.

Fikir Ürünlerinde Sahiplik Nasıl Oluşur?

İnsan aklını kullanıyor ve fikirleri oluşturabiliyor Ancak fikirler korunmadığı için ikinci aşamada fikirleri ifade ederek ürüne dönüştürüyor yani fikri ifade ediyor ve örneğin yağlı boya tablo yapıyor. Yani fikir ürünlerine dönüşüyor. Ürün oluştuğu zaman da bu ürünün bir sahibi olacağı ona da yasal düzenlemelerde bir hak tanınıyor.  Bu yüzden fikir ürünlerinin korunması gerektiği 18.yydan itibaren netleşiyor ve artık bir şiirin sahibi şairdir diyoruz. Elinde bulunduran değildir.

Bu ifade edilirken ayırt edilmesini sağlaması, anlaşılmasını sağlayacak şekilde sicilde gösterilebilir olması (marka), uygulamayı sağlayacak nitelikte yeterince açık ve tam olması (patent), açıklanmamış ve bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayıt edici nitelikte olması (tasarım) ön koşullardır.

Her firmanın bir iş stratejisi ya da başka bir deyişle stratejik bir amacı vardır. Firmalar bu stratejik amaca göre bir inovasyon stratejisi tanımlaması gerekir. Genelde karıştırılan bir ifade olarak inovasyon stratejisi “teknoloji haritası” değil, “yeniliğin yönetimi”dir. Yani firmaların iş stratejilerinde hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olacak bir yenilik yöntemidir.

İyi kurgulanmış bir fikri mülkiyet stratejisi ise inovasyon strateji ile etkileşim halindedir. En temelde firmaların iş stratejilerine hizmet etmeyi amaçlar. Burada birçok firmanın yanılgısı fikri mülkiyet stratejisine bir buluşumuz var buna hemen bir paten alalım şeklinde bir yaklaşım ile başlar. Oysaki doğru bir fikri haklar stratejisi ancak iş stratejinize hizmet eden ve inovasyon stratejiniz ile birbirine bağlı bir şekilde oluşturulmalıdır.

Ticari bir işletmenin amacı elbette kar elde etmektedir. Bu noktada bugün üzerinde duracağımız konu üç bölümde değerlendirilecektir:

  1. İnovasyon ve Fikri Mülkiyet haklarının etkin yönetimi,
  2. Fikri ve Sınai Hakları korumanın yolları ve bu yolda dikkat etmemiz gerekenler
  3. Bilgisayar Uygulamalı Buluşlar ve Patent

Fikri Mülkiyet Hukuku Nedir?

Fikri mülkiyet hukuku ya da fikir mülkiyeti ekonomik değeri olan fikri emek ürünlerinin korunmasını içeren bir hukuk dalıdır. Telif hakkı gibi sorunlarla ilgilenir. Entelektüel ürünler günümüz dünyasında büyük bir değere sahiptir. Bu değerin değeri bu fikre sahip olan kişiye verilmelidir. Bununla birlikte, bazen, sahibinin izni veya tazminatı olmadan fikirleri kullanmak için girişimlerde bulunulur. Bu noktada fikri mülkiyet hukuku (fikri hukuk) devreye girmektedir.

Fikri Mülkiyet Hukuku Nedir

Fikri Mülkiyet Hakları Çeşitleri

Telif hakları, patentler, faydalı modeller, tasarımlar, markalar, coğrafi işaretler, yeni bitki çeşitleri, entegre devre topolojileri, biyoteknoloji, genetik teknoloji, bilgisayar programları, veri tabanları ve hatta ticari sırlar fikri mülkiyet hakları çatısı altındadır. Bu kavramın genişleme eğilimi vardır. Son zamanlarda folklor, biyo çeşitlilik, geleneksel bilgi ve hatta nanoteknoloji uluslararası alanda geniş çapta tartışılmakta ve bu konularda ulusal ve uluslararası düzeyde yeni kurallar kabul edilmektedir.

Marka Hakkı

Marka; bir işletmenin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayıran bir işarettir. Marka olabilecek işaretlerin yelpazesi oldukça geniştir. Bu durumda, herhangi bir işaret, özellikle kelimeler, sayılar, harfler, sayılar ve malların şekli veya ambalajları gibi kişilerin adları dahil olmak üzere bir ticari marka olabilir. Günümüzde koku ve ses markaları bile korunmaktadır. Ülker, Arçelik, Bellona gibi ürün markalarının yanı sıra Akbank ve Güneş Sigorta gibi hizmet markaları da koruma altına alınmıştır.

Fikri Mülkiyet Hakları Çeşitleri

Sınai mülkiyet haklarına ait markalar 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na tabidir. Ticari unvanlar ve şirket adları Ticaret Kanunu tarafından düzenlenir ve korumaları markalara göre daha zayıftır.

 

Eser Sahibinin Hakları

Kanunun 8. maddesine göre eser sahibi; "Eserin sahibi olan yani onu yaratan kişi demektir. İşleme ve derleme sahibi, onu işleyen kişidir ve asıl eser sahibinin haklarına zarar vermez. ." biçiminde tanımlanır. Eserin üzerinde yaratıcının adı geçiyorsa veya mahlas takdim ediliyorsa, aksi belgelenmedikçe kişi eserin sahibidir. Yayımlanan eserde eser sahibinin adı geçmiyor ve yayımcının adı geçmiyorsa, net değilse kopyacı eser sahibine tanınan hakları kullanma hakkına sahiptir.

Bir eser birden fazla kişi tarafından yaratılmışsa ve bu kişilerin oluşturduğu parçalar bölünmez bir bütün oluşturuyorsa, eseri yaratan kişi eserin müşterek sahibi olur. Bu durumda eser sahipliğinden doğan hakları müştereken kullanacaklardır.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu eser sahipleri hakları ile manevi haklar ve ekonomik haklar birlikte olmak üzere iki kategoriye ayrılmaktadır.

Manevi haklar: Manevi haklar, eser sahibi ile eser arasındaki duygusal ilişkiden kaynaklanan, eser sahibinin eser üzerindeki ekonomik olmayan hak ve yetkileridir.

Mali haklar: Mali haklar, eser sahibinin eser üzerindeki mali hak ve yetkileridir.

Bu hakların kullanım hakkı doğrudan ve münhasıran eser sahibine aittir. Hukuki uyuşmazlıklar genellikle eserin ekonomik haklarıyla ilgilidir. Eser sahipleri veyahut mirasçı olanları mali haklarını birbirlerine ya da karşılıksız olarak, geçici olarak ya da süresiz olarak devredebilirler.

Endüstriyel Tasarım Hakkı

Ülkemizde endüstriyel tasarımların yasal düzenlemesine yönelik ilk çalışma 1965 tarihli "Endüstriyel Boyama ve Modelleme" Yasası olmuştur. Ancak 1965 taslağı yayınlanmadı. Daha sonra Mayıs 1993'te Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, tasarımın yasal düzenlemelerini yapmak üzere yeni bir komite kurdu. Ancak bu araştırma yayımlanmadı ve endüstriyel tasarımlar yasallaştırılmadı.

Endüstriyel Tasarım HakkıYönetmelikler 554 sayılı endüstriyel tasarımların korunmasına ilişkin bu, tasarım kanununa ilişkin ilk özel hükümdür. Kararname 1995 yılında yürürlüğe girdi.

554 Sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, tescilli tasarım hakkı sahiplerine haklarını korumak için çeşitli taleplerde bulunma ve dava açma hakkı vermektedir.

Patent Hakkı

Patent, buluş sahibinin, buluş konusu ürünü belirli bir süre için üçüncü bir kişinin buluşun ürününü üretmesini, kullanmasını, satmasını veya ithal etmesini engelleme hakkına sahip olduğu bir belgedir. Neredeyse icat edilen her şey patentlerle korunmaktadır. İcat edilen ürün veya sistemin tüm hakları patent sahibine aittir ve izinsiz kullanılamaz.

Patent, ürün veya buluş sahibine benzer ürünlerin satışı, pazarlaması, kopyalanması, üretimi gibi alanlarda imtiyazlar sağlayan resmi bir belge ve unvandır.

Makineler, aletler, cihazlar, bileşikler ve işlemler ve çeşitli üretim yöntemleri patent koruması kapsamındadır.

Patent kanununun amacı; buluşu, yeniliği ve yaratıcı fikri faaliyetleri teşvik etmek için gerekli korumayı sağlamanın yanı sıra endüstriyel buluşlar yoluyla elde edilen teknolojik çözümlerin uygulanmasını sağlamaktır. Patentlerin verilmesi ve sanayide uygulanması ile teknolojik, ekonomik ve sosyal ilerleme sağlanmıştır.

Bağlantılı Haklar

Bağlantılı haklar, yaratı sahibinin maddî ve manevî haklarına zarar vermemek şartıyla ve kanunî sınırlamalar çerçevesinde, icracı sanatçıların, fonogram yapımcılarının, radyo tv kurumlarının ve film yapımcılarının yapmış oldukları faaliyetler kararı ortaya çıkan haklar olarak tanımlanabilir.

Faydalı Model Hakkı

Faydalı model hakkı denilen hak, tescilli bir hak olmakla beraber teknik ve fonksiyonel buluşlarda buluşun sahibine tekel niteliğinde yetkiler vermektedir. Faydalı model mevzuatı, teknik buluşları koruduğundan dolayı, ürünlerin dış görünümünü sakınan tasarım korumasından ayrılır.

Coğrafi İşaretler Hakkı

Coğrafi işaret hakkı, muayyen bir coğrafi civar ya da alan ya da bölge ismi ile anılan mamüllerin korunmasını elde eden gerçek ya da tüzel kişilere devlet tarafınca ürün üstünde tekel hakkı verilmesidir.

Fikri Mülkiyet Haklarının Özellikleri

Fikri mülkiyet haklarının, hukukun öteki alanlarından farklı, kendine özgü niteliklere sahiptir. Fikri mülkiyetin tüm özellikleri dikkate alınmadan ve düz bir mantıkla, bu alanda yaşanan hukuki problemlere çözümler üretilemez. Fikri mülkiyet haklarının mühim özellikleri şu şekildeki sıralanabilir:

  • Eşyadan değişik olarak fikri mamüllerin maddi bir varlığı yoktur, kısaca soyuttur. Örneğin bir şarkı, fotoğraf veya teknik bir sorunu çözen icat düşüncesi elle tutulamaz. Fikri mamüller dış âleme emsalsiz bir ürün, çizgi, şekil, desen, renk kompozisyonu, güzel sesler, tınılar, bir şiir veya hikâye olarak yansır.
  • Fikri iyelik hakları kaide olarak devir, lisans, rehin ve haciz benzer biçimde hukuki işlemlere mevzu olabileceği benzer biçimde mirasla da intikal eder. Başka bir deyişle, ticari kıymeti olan bu haklar alınıp satılabilir.
  • Fikri iyelik hakları, sahibine tekel durumunda mutlak yetkiler verir. Yani hak her insana karşı ileri sürülebilir. İlgili hak, ticari amaçla ancak gerçek sahibi yada onun izin verdiği kişiler tarafınca kullanılabilir.

Fikri Mülkiyet Haklarının ÖzellikleriTekelci niteliklerine karşın bu hakların korunması yeni ve emsalsiz emek harcamaları tetiklediği için uzun solukta ülke ekonomisini rekabetçi bir yapıya kavuşturur. Benzer halde yazınsal ve kültürel sahadaki yeni emek harcamalar da topluluğu geliştirir. Bu benzer biçimde düşüncelerle yasa koyucular teknik, ekonomik, yazınsal ve kültürel sahalarda meydana getirilen fikri üretimi teşvik etmek için bu hakların sahiplerine, muayyen sürelerle sınırı olan olmak kaydıyla, tekelci yetkiler vermeyi göze alır.

Fikri ve Sınai Mülkiyet Haklarının Teknolojik İlerlemedeki Önemi

Sınai ve fikri mülkiyet hakları, bir ülkenin teknolojik ilerlemedeki mühim göstergelerinden biridir. İnsanlığın eriştiği rahatlık düzeyi, edebiyat, sanat, bilim ve teknoloji alanındaki dev gibi ilerlemeler araştırıcı üretken faaliyetlerin sonucudur.

Böylesi insan faaliyetlerinin korunması ve teşvik edilmesi sürdürülebilir büyüme adına bütün insanlığın yararınadır. Günümüzde sosyoekonomik gelişimin en mühim unsurlarından olan bilim ve teknolojiyi üretenlerin haklarının korunması minimum icat kadar önemlidir.

Ülkemizin rahatlık ve ömür standardının artması, gelişmiş ülkelerle olan rekabet kuvvetiyle endekslidir, rekabet gücümüzün artması ise üretkenliği artırmakla mümkündür, üretkenliği çoğaltmak insanları icat meydana getirmeye motive etmekle gelişir, icat yapanların haklarının korunması bu aşamada en faal motivasyonu sağlayacaktır. Bu sayede ülke ve insan kaynaklarının ürün ve hizmete dönüştürülmesi ile ekonomik ve sosyal yarar sağlanacak sosyoekonomik büyüme gerçekleşecektir.

Ülkelerin kalkınmaları için entellektüel ana paraya gereksinim vardır. Genç beyinler ve fikri ve sınai iyelik hakları, bir ülkenin entellektüel birikimleridir. Genç beyinlerimizi, sınai iyelik hakları mevzusunda bilgilendirdikçe, yeni ve yaratıcı teknolojiler, vatanımızda tasarlanabilir hale gelecektir. Eğer bu ürünler, sınai iyelik haklarıyla internasyonal alanda korunursa, o ürünleri ancak vatanımızda üretip, yurt dışına ihracatını yapabiliriz. Bu sayede ülkemiz süratli bir ivmeyle kalkınabilir. Firmalarımız markalaştıkça, internasyonal müşterilerin markalarımıza itimatı arttığı için ihracatımız artacaktır.

Fikri Mülkiyet Örnekleri

Telif hakları, patentler, yararlı modeller, tasarımlar, markalar, coğrafi işaretler, yeni bitki çeşitleri, entegre dönem topografyaları, biyoteknoloji, gen teknolojisi, bilgisayar programları, veri tabanları ve hatta ticari sırlar misal verilebilir.

Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakkı Nasıl Alınır?

Fikri ve Sınai mülkiyet hakkı, patent gereken ürünler için bu hakları talep etmek açısından mülkiyet hizmeti veren kurum ve şirketlere gerekli belgeler ile başvurarak alınabilir.

Fikri ve Sınai Haklar Hangi Hak Grubundadır?

Fikri ve sınaî mülkiyet hakları genel olarak şu yedi temel grup içerisinde ele alınmaktadır:

  • Fikir-Sanat eserleri
  • Entegre Devre Topografyaları
  • Yeni Bitki Çeşitleri Üzerindeki Islahçı Haklar
  • Patent
  • Endüstriyel Tasarım
  • Coğrafi İşaretler
  • Marka

Fikri ve Sınai Hukuku Alanına Hangi Davalar Girer?

Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakkı Nasıl AlınırFikri ve sınai haklar hukuku dahilinde uyuşmazlığa dönüşen söz konusu durumlar için dava döneminin devreye girmesi gerekmektedir. Fikri ve sınai hukuku konusunda görülen davalar genel olarak şunlardır:

  • Markalar, patentler, endüstriyel tasavvur, yararlı model hakları uyuşmazlıklarından otaya çıkan davalar,
  • İptal, hükümsüzlük, tazminat ve haksız rekabet davaları,
  • Ulusal ve internasyonal merciiler önündeki müvekkiller temsili,
  • Taklit konusu davalar,
  • Musiki eserleri, fotoğraflar, mimari eserler, edebi eserleri, bilgisayar yazılımları, telif davaları,
  • Ticari sırların kötüye kullanılması davaları

 

 

Fikri ve Sınai Haklar Nasıl Yönetilir?

Fikri mülkiyet yönetimi sadece “Ben bir şey buldum bu bulduğumu da patentini almak istiyorum.” düşüncesinin ötesinde kaynak yaratan bir strateji olarak değerlendirilmelidir.

ISO 56007 maddesinde tanımlandığı gibi bir kurum ya da kuruluşun yaşayabilmesi ve büyüyebilmesi için yeni fikirlerin üretilmesi, seçilmesi ve geliştirilmesi gerekmektedir. Bu da ancak, fikirlerin toplanması, değerlendirilmesi, ödüllendirilmesi ve projelendirilmesi ile ilgili aksiyonlar ile sağlanabilmektedir. Fırsatları topladıktan sonra yönetmek bir aşamadır.

Fikirleri nasıl yönetebileceğimiz ise  “Intellectual Property Intelligence” diye adlandırılan teknolojik trendlerin takip edilmesi ve inovasyon istihbaratı oluşturulması ile mümkündür. Bu konuda en derinlemesine fayda sağlayabilecek kaynaklardan bir tanesi ise patent verileridir. Öyleyse, her patent konusu günceme geldiğinde sıklıkla tekrarladığımız “veri analizi” oldukça önemlidir.

Kalitemizi, duruşumuzu, varlığımızı ortaya koyan Fikri ve Sınai Hakların yönetiminin her bir aşamasındaki kişinin yeteneği çok önemlidir. Bu kişilerin alanında uzman, yasal konulara hakim ve yetkin insanlar tarafından yapılması gerekmektedir. Çünkü fikri hak sahibi olmak bir maliyettir. Sürdürmek de ciddi bir maliyettir.

Günümüzde firma yöneticileri ve firma liderleri fikri mülkiyetin değerini tam olarak kavrayabilmiş durumda değildir. Dolayısıyla bu eksiklik fikri mülkiyetin stratejik planlamasında ve fikri mülkiyetin yönetiminde olumsuzluk teşkil etmektedir.

Fikri mülkiyetin yönetiminde sistemi bütünleşik ele almak önemli bir değer taşımaktadır.  Sistemi bütünleşik ele almak firma içinde fikri mülkiyette söz sahibi olan herkesin ortak bir dile sahip olması ve bu sürece hepsinin dahil olması gibi anlatılabilir.

Fikri ve sınai hakların doğru yönetimi;

  • Yatırımlarınızın zarar görmesini engeller.
  • Haksız rekabet ve taklitçiliğe karşı etkili bir yoldur.
  • Devir, lisans gibi işlemlere konu olarak şirkete ek gelirler sağlayabilir.

Fikri ve Sınai Haklar Koruma Yöntemleri

Fikri Mülkiyet Hakları (Sınai Haklar – Fikri Haklar ayrımı): Fikri mülkiyet hakkı dediğimiz aslında bir üst kavramdır. İçerisinde hem sınai haklar hem de fikri haklar mevcuttur.

Fikri Haklar en basit hali ile sahibinin hususiyetini taşıyan fikir ürünlerine verilen bir korumadır.

Sınai Haklar ise 67769 sayılı kanun ile korunan marka, patent/faydalı model,  tasarım, coğrafi işaretler için verilen koruma türleridir.

En temel hali ile patent ve faydalı modeller “teknik etkiyi” korurken, tasarım “görünümü” korur. Marka ise ürün ya da hizmeti diğerlerinden ayıran işaretleri korumaktadır.

Bu noktada kanun dışı korunan haklardan da söz etmek gerekir. Kanunun bir sınai hak olarak saymadığı ancak sınai hak şeklinde nitelendirilen geleneksel ürün adları, entegre devre topografyaları, işletme adları ve yeni bitki ve hayvan çeşitleri de koruma altına alınabilmektedir.

Fikri mülkiyet hakları, hukukun diğer alanlarından farklı, kendine özgü  niteliklere sahiptir. Fikri mülkiyetin özellikleri dikkate alınmaksızın düz mantıkla,  bu alana ilişkin problemlere çözüm üretilemez.

Maddi mülkiyetten farklı olarak, fikri mülkiyet hakları süreye tabidir. Yani bu haklar belirli sürelerle sınırlı olmak üzere korunurlar. Sözgelimi, ülkemizde telif hakları, eser sahibinin yaşamı boyu +70 yıl korunur. Tescile tabi haklardan  olan patentler 20 yıl, faydalı modeller 10 yıl, markalar 10 yılda bir yenilenmek kaydıyla süresiz, tasarımlar beşer yıllık dönemler halinde yenilenmek kaydıyla 25 yıl korunur. Süreler dolunca bu haklar kural olarak kamuya mal olur ve bunlardan üçüncü kişilerin yararlanması serbest hale gelir.

Hukuk ulusaldır, yani yereldir; her ülkenin hukuku kendine özgüdür. Bu duru fikri mülkiyet hukuku bakımından da geçerlidir. Gerçi uluslararası anlaşmalar yoluyla bu konuda önemli adımlar atılmıştır. Bu adımlara rağmen tek bir hukuk düzeniyle bugün patent ya da marka koruması mümkün değildir. Bir başvuruyla birden çok ülkede belge alınabilir. Ama belge hangi ülkeden alınmışsa, sahibine o  ülkenin hukuk kuralları çerçevesinde hak verir ve bir ihtilaf halinde o ülkenin mahkemeleri o ülkenin hukukunu uygulayarak sorunu çözer. Sözgelimi, ABD’de tescilli  bir patent, Türkiye’de korunmayacağı gibi, tersi de mümkün değildir.

Bütün fikir ürünleri çok değerlidir.

Kişiler eserlerinin çok önemli olduğunu buluşlarının çok önemli olduğunu unutmasınlar. Tasarımlarının önemli. Teknoloji geliştirme vakfının bir yayını varı. Diyor ki eğer ihraç edeceğiniz ürününüz özgün bir tasarım ise ya da buluşunuz patentlenir ise 3.7 kat değeri artmaktadır.

Amerika’da son yıllarda 800 bin civarında değerlendirme 300 bini patent almıştır. Tek yapılacak şey yazılı kurallara uymak üzere hareket etmektir.

Fikri Hak ve Fikri Mülkiyet Arasındaki Fark

Fikri mülkiyet zamanla sınırlı değildir. Benim elimden mülkiyet hakkımı mülkümü alamazsınız ancak haklar buluşa patent vermek gibi 20 yıl ile sınırlıdır, tasarım 25, marka yenilenebilir şekilde 10 yıl ile sınırlıdır.

Hakların nitelikleri mülkiyetten çok farklıdır.

Her iki kullanım da uygundur ancak doğrusunun Haklar olduğunu belirtmek gerekir.

Temel yapı fikir ile başlar. Fikir, fikir ürünü, fikir ürünü sahibi ve fikir ürünü sahibinin hakları şeklinde 4 temel unsurdan oluşmaktadır. Ulusal ve uluslararası platformlarda geçerlidir.  Fikirlerin korunup korunmayacağı konusunda birçok ülkede sorun yaşanmaktadır. Bu çok önemli bir konudur. Fikirlerin korunması konusunda sıkıntı yaşandığı için kanunlarda bu konuya eser olarak yer verilmiştir. Fikirlerin değil, ifade biçimlerinin yani fikir ürünlerinin korunacağı bilinmelidir.

Fikirler değil fikir ürünleri korunmaktadır.

Fikirler ifade edildikten sonra fikir ürünü oluşuyor, ne oluyor boyut değişiyor. Soyutla somut arasındaki fark gibi. Ben şöyle bir tablo yapacağım olmuyor, yapılması gerekiyor.  Bir biçim kazandırmamız gerekiyor aksi halde bir yasal koruma söz konusu değildir. İfade edilmemiş fikirler korunmaz. Fikirler değil fikirlerin ifade ediliş şekli korunur, öyleyse ifade etmeden önce kimseye söylememiz gerekmektedir. Bu noktada gizlilik sözleşmeleri de gündeme gelebiliyor.

Hiçbir onay gerekmeden eserler oluşturulduğu andan itibaren (BERN sözleşmesine üye bütün ülkelerde) korunacaktır.