Eleştirel Düşünme: Tanımı ve Örnekleri 

Albert Einstein, Sigmund Freud ve Marie Curie gibi dünyadaki ünlü yüksek zekalı düşünürler, yalnızca isimleriyle değil, dünyayı daha iyi bir yer haline getiren fikirlerini ve katkılarını nasıl şekillendirdikleriyle de tanınırlar. Bir insanı eleştirel düşünür yapan şeyin sadece doğal zekası değil, aynı zamanda tepki verme ve başkalarıyla etkileşim kurma biçimlerinin de olduğuna dikkat etmesidir. 

Peki, eleştirel düşünme tam olarak nedir?

İşte eleştirel düşünme hakkında detaylar...

İpucu

Albert Solino olarak Eleştirel Düşünme yaklaşımımızın, OKR danışmanlığımızın detaylarının ve püf noktalarının açıklandığı OKR Danışmanlığı sayfamız ilginizi çekecektir.

Eleştirel Düşünme Nedir?

Eleştirel düşünme, gerçekçi düşünme demektir. İnsanlar olarak hepimizin çeşitli duyguları var. Birçok konu hakkında bir fikrimiz var. Eğer herhangi bir konu hakkında belirli şeyleri düşünüp yargıya bağlarken duygularımız da işin içerisinde oluyor. 

Duygularımızı kolay kolay kontrol edemiyoruz. Onları beklemeye alıp “Ben bunu gerçekten objektif bir şekilde değerlendiriyor muyum?” demek çok zordur. 

Eleştirel düşünme, önyargılarımızdan ve duygularımızdan olabildiğince uzak ve objektif bir şekilde bir konuyu düşünmektedir. Herhangi bir düşüncenin gerçekten ne kadar doğru olduğuna biraz şüpheci yaklaşmakta başlar. 

Örneğin, günlük yaşamımızda birçok reklama maruz kalıyoruz. Aslında o reklamların çoğunda firmalar ürünlerinin ne kadar iyi olduğunu ve tüketicilerin niçin o ürünleri almaları  gerektiğini açıklamaya çalışıyor. Bunun için çeşitli argümanlar kullanıyorlar. Bizler ise tüketici olarak reklama maruz kalıyoruz. Reklamlarda sunulan bilgi veya fikirlerin yüzde yüz doğru olduğunu kanısında olanlar olabilirken, şüpheci olanlar da olabiliyor.

Eleştirel düşünme, karşı tarafın söylediği bir yargının aslında ne kadar doğru olduğunu sorgulamaktır.

Şöyle bir argüman olduğunu düşünelim: “Süt içmek sağlığımıza faydalıdır”. Geleneksel olarak doğru bir argümandır. Gelin birlikte eleştirel düşünelim. Süt kime göre yararlıdır? Çocuklar için yararlı olabilir ama mide hastalığı olanlar için olmayabilir. Kalp hastalıkları olan birisine göre bu yargı doğru olmayabilir. Özellikle süt içiyor ki yağla ama sadece kolesterol problemi de var burada ilgili Belki onun için geçerli olmalıdır Bu yargıları düşünürken süt içmek sağlığa yararlıdır argümanını biraz daha kritik düşünmeye tabi tuttuğumuzda tek başına doğru olmayabileceğini, çeşitli durumlar ve çeşitli kişiler için farklı farklı olabileceğini görebiliriz. 

Süt içmek sağlığa yüzde yüz yararlıdır dediğimiz zaman eleştirel bir düşünceyle bakarak kimin için sorusunu sormamız gerekir. Konunun derinlemesine indiğimizi düşündüğümüzde kritik düşünmeye tabi tutabiliriz.

Eleştirel düşünmeyle, sahip olduğumuz yargıların gerçekten ne kadar doğru olduğunu ve bu yargıları söylememizin arkasındaki duygularımızın varlığını daha iyi anlayabiliriz. 

Başka bir örnek verecek olursak, “Kediler köpeklerden daha iyidir” diyelim. Kedi seven bir insan için bu yargı doğru oluyor. Köpekleri daha çok seven birine göre ise köpekler daha iyi olacaktır. Bu argüman başlı başına zaten çok doğru bir argüman değildir. Evrensel geçerliliği yoktur.

Kritik düşünme gerçekleştirdiğimizde doğru olduğunu düşündüğümüz bazı yargıların aslında %100 doğru olmadığını göreceğiz. 

Eleştirel düşünmede esas nokta olabildiğince objektif olmaktır. Bu bağlamda gerçeklerle gerçekten yüzleşmek gerekir. Kendi çıkarımıza olmamış olsa bile bunu yapmak gerekir. Bize zor geldiği için bazı yargıları öyleymiş gibi kabul ederek uzaklaşmak gibi durum söz konusu olabilir. 

Örneğin bir şirket bir reklam kampanyası yapsın. Burada; “Bu reklam kampanyası çok başarılı olacak.” “Çok iyi bir ajansta çalıştık.” ve “Çok para harcadık.” gibi düşünceler yine tamamen doğru olmayacaktır. Reklamın nihai olarak tüketicilerde ya da kullanıcılarda yaratacağı etkiyi tam olarak bilemeyebiliriz. Dolayısıyla, geleceği öngörebilme yetkimiz düşündüğümüzden daha az olacaktır. Gelecekte olabilecek soruların yanıtları belli olsaydı zaten herkes aynı paraları o reklam için yapardı. 

Olumsuz sonuçlarda “Bayrama denk geldi, o yüzden olmadı.” gibi bahaneler üretilebilir. Gerçekten ondan dolayı olup olmadığını analiz etmeden yani veriye dayatmadan böyle kararlar veremeyiz. Eleştirel düşünme yapmalı ve gerçeklerle yüzleşmeliyiz. 

Bu örnekte eleştirel olarak aşağıdaki gibi sorular sorabiliriz;

  • Bu reklam kampanyasını verdik, harcadığımız bütçe yeterli mi?
  • Reklam hangi kanallarda yayınlanıyor? 
  • Hedeflediğimiz kitleye ulaştık mı? 

“Ajans olayı çözer” gibi bir yaklaşım genelde doğru olmuyor. Bizi yanlış beklentilere sokabiliyor. Sorunun nedenini anlamak yerine bizi daha iyi hissettirecek çok şeyler gerekçeleri kendimizi söyler bir vaziyette bulabiliyoruz.

Eleştirel düşünme inanılmaz derecede etkilidir ve insanların rahat hissettirmeyecek gerçeklerle yüzleşmesini sağlar. Yüzleştikten sonra da doğru olması gereken yöne doğru devam edilmesi gerekir. 

Mesela “Bu sene Beşiktaş şampiyon olacak çünkü bir takım olaylar oldu.” gibi söylemlerde taraftar olarak objektif değerlendirme şansınız olamaz. Hakem gerçekten suçlu olmasa bile hakeme fatura çıkartılabiliyor. Bunu iyi hissetmek için yapıyoruz. Bir takım gerekçelerle savunma içgüdüsüne sahip oluyoruz. 

Ne zaman gerçeklerle yüzleşirsek o zaman doğru adım atabiliriz. Kritik düşünme ile önyargılardan uzak ve olabildiğince şüpheci bir şekilde hareket edebiliriz.

Eleştirel Düşünmenin Faydaları Nedir? 

Diyelim ki satış departmanında çalışan birisiyim. E-satış üzerinden farklı satışlar yapıyorum. Şimdi ulaşmak istediğimiz noktada değiliz. Satışlarımızı artırma hedefimiz var. Satışlarımızı artırma hedefi noktasında bireysel olarak eksiklerimizin ne olduğuna bakmalıyız. Kendimizi sorgulamaya başladığımızda olaylar biraz daha rahatsız edici hale gelebiliyor. 

Mesela iletişim konusunda problemimiz olabilir. Çok samimi oluyor olabiliriz ve bu bize zarar verebilir.

Diyelim ki müşteri indirim istiyor ve biz de daha yüksek satış yapabilmek için böyle küçük satışlar yapıyoruz. Peki ne yapabiliriz? Bunu nasıl düzeltebiliriz? Araştırmalar yaparak “hayır demeyi öğreneceğim” gibi şeyler öğrenebiliriz. 

Zayıf noktamızı da güçlendirecek adımları atmak, kafamıza koyup bunun denemesini yapmak oldukça faydalı olacaktır. 

Eleştirel düşünme, içsel olarak gelişmeye açık noktalarımızı geliştirme noktasında direkt bize yol gösterir. 

 

Eleştirel Düşünmenin Kurumlara Faydası 

Ürün yapan bir şirket olduğumuzu düşünelim. “Hizmetimiz gerçekten ne kadar iyi?”, “Geri kaldık mı?”, “Demode miyiz?” ve  “İnsanlar niçin bizden bu ürünü alıyorlar?” noktasında kendimize ne kadar dürüst olursak o kadar başarılı oluruz.

Bu sorulara dürüst cevap verebilmek zordur. Olumsuz cevaplardan bundan dolayı üzülmek, depresyona girmekten ziyade gerçeği kabul etmek ve onun üzerine iyileştirmeler yapmak gerekir. Durumu kabul ettiğiniz zaman yani “Burada bir eksiklik var, gelişmeye açık alan var. Ben bunu nasıl geliştiririm?” dediğiniz an artık o gelişmeye doğru gidiyorsunuz demektir. 

Eleştirel düşünme moral bozabiliyor ama bunu yapabilen firmalar gelişmeye devam ediyor.

Eğer bir ürününüzde müşteri memnun değilse belki de şirketin esas misyonunda değişiklik yapmak gerekebilir. 

Pazardaki tehditler ve fırsatların neler olduğunu iyi görmeliyiz. Beş yıl sonra aynı hizmet ve  ürün tarafında parlak olabilecek miyiz diye düşünmeliyiz. Diyelim ki ürün anlamında daralan bir alanda çalışıyorsunuz. Bunu görmezden gelirseniz yavaş yavaş o pazar bittiği zaman şirketiniz de biter. Bununla yüzleşir ve yeni adımlar atalım dediğinizde olumlu sonuçlar elde edebilirsiniz.

Eleştirel Düşünmenin Temel Özellikleri

Eleştirel düşünme ve eleştirel düşünmeyi gerçekleştirenlerin sahip olduğu özellikler aşağıdaki gibidir;

 

Gözlem

Gözlem, çocukken öğrendiğimiz en eski eleştirel düşünme becerilerinden biridir. Etrafımızdaki dünyayı algılama ve anlama yeteneğimizdir. Dikkatli gözlem, ayrıntıları belgeleme ve duyularımız aracılığıyla veri toplama yeteneğimizi içerir. 

 

Merak

Merak, birçok başarılı liderin temel özelliğidir. Doğası gereği meraklı olmak ve dünyayla ve çevrenizdeki insanlarla ilgilenmek, eleştirel düşünen liderlerin ayırt edici özelliğidir. Her şeyi olduğu gibi kabul etmek yerine, meraklı bir kişi bir şeyin neden öyle olduğunu merak eder

 

Nesnellik

İyi eleştirel düşünürler, bilgiye veya bir duruma bakarken mümkün olduğunca objektif kalabilir. Gerçeklere ve eldeki bilgilerin bilimsel değerlendirmesine odaklanır. Objektif düşünürler, duygularını ve başkalarının duygularını etkilemekten alıkoymaya çalışır.

 

Çıkarım

Bilgi her zaman tam olarak ne anlama geldiğini açıklayan bir prospektüs ile gelmez. Eleştirel düşünenlerin bilgileri değerlendirmeleri ve ham verilere dayanarak sonuçlar çıkarmaları gerekir. Çıkarım, bir senaryoyu değerlendirirken verilerden anlam çıkarma ve potansiyel sonuçları keşfetme yeteneğidir.

 

Açık Fikirlilik

Bir durumdan geri adım atabilmek ve karışmamak, eleştirel düşünürlerin daha geniş bir bakış açısına sahip olmalarına yardımcı olur. Eleştirel düşünürler çılgın bir tartışmaya girmekten veya taraf tutmaktan kaçınırlar - tüm bakış açılarını duymak isterler. Eleştirel düşünenler hemen sonuçlara varmazlar. Bir soruya veya duruma açık fikirli olarak yaklaşır ve diğer görüş ve görüşleri benimserler.

 

Yaratıcı düşünce

Etkili eleştirel düşünürler aynı zamanda büyük ölçüde yaratıcı düşünürlerdir. Yaratıcı düşünürler, problem çözme için standartlaştırılmış biçimleri reddeder, kutunun dışında düşünürler. Çok çeşitli ilgi alanlarına sahiptirler ve bir soruna birden çok bakış açısı benimserler. Ayrıca farklı yöntemler denemeye ve farklı bakış açılarını değerlendirmeye de açıktırlar.

 

Farkındalık

Eleştirel düşünme becerileriniz yüksekse, büyük olasılıkla gerçek bir haberi sahte bir haberden ayırt edebilirsiniz. Yanlış bilgilendirme, özellikle gördüğünüz her şeyin inandırıcı hale getirildiği bu sanal teknoloji çağında öğrencilerin yaptığı en yaygın hatadır. Ancak, her gördüğünüze inanmayacak, bunun yerine size verilen her ayrıntıyı inceleyecek ve kaynaklarını kontrol edeceksiniz.

Eleştirel Düşünme Örnekleri 

Herkes milli takımın başarılı olmasını ister ancak takım başarısız olabilir. Bu bağlamda bunun gerçek nedenini kritik düşünmeyle analiz etmek gerekir. Analiz ettiğimizde oyuncu kalitesi mi, teknik öğretim  mi, hazırlık mı vs. soruları sormalıyız. Analiz sonrasında neler yapılması gerektiği hakkında düşünmeliyiz. Bu noktaları gerçekten objektif bir şekilde düşünüp buna göre adımlar atarsak takım daha iyi noktaya gelebilir. Bunun gerçeklerden uzaklaşmak bizi çözüme ulaştırmayacaktır. 

Mevcut durumda gerçekten güçlü ve zayıf yanlarımız ne öğrenmeliyiz. Gerçekler ne kadar rahatsız edici olsa bile bunları kabul ederek yaklaştığımız takdirde ileri adım atabiliriz. 

Eleştirel düşünme aksiyon alınmayı beraberinde getirir. İnsanın doğasında işi son ana bırakmak vardır. Aksiyon almayı olabildiğince erteleriz.

İşletmelerden; aksaklıklar, bir araya gelememe, planlama yapamama gibi birçok sorun duymaktayız. Bunun sebebi bugün atılması gereken adımı hemen atmamaktır. 

Gerçeklerle yüzleşmek ve akabinde bunları hayata geçirecek aksiyonları ortaya çıkarmak gerekir.

Eleştirel düşünme, “zen thinking” ile bağlantılıdır ve şirket amaçlarını değerlendir. Bunların ortaya çıkartılması için de kritik düşünce yapmak gerekir. En önemli üç-beş tane amacı ortaya koymak lazımdır. 

Şirketlerin, neye önem vermesi gerektiğini kritik düşünme teknikleri ile bulması gerekir. O sayede enerjilerini ve kaynakları çok daha etkili bir şekilde kullanabilirler.